Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/7462 E. 2023/8492 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7462
- Karar No
- 2023/8492
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/532 E., 2015/255 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/555 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/532 Esas, 2015/255 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında cinsel saldırı suçundan, mağdurenin yargılama aşamasında şikayetinden vazgeçtiği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.12.2018 tarihli ve 14-2015/233858 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Mahkemenin olayın nitelendirilmesinde hataya düştüğüne, mağdurenin olay tarihi itibariyle çocuk olması, kamu davası açıldıktan sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik nazara alındığında sanık lehine olduğu değerlendirilmekle uygulanması gerektiği, "Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır" hükmü gereğince mağdurenin velisinin veya varsa vasisinin beyanı alınmadan karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''Olay günü mağdur ... arkadaşları ...,... ve ... ... ile birlikte ... parkına doğru çay yolundan giderken bir ara ayakkabısının bağcıklarını bağlamak için arkada kaldığı, bu sırada suça sürüklenen çocuk ... bisikletle gelerek mağdur ...'nın kalçasına dokunduğu,suça sürüklenen çocuğun bu eyleminin mağdur iddiası ve bu iddiayı doğrulayan tanık beyanları ile sabit olduğunun anlaşıldığı,suça sürüklenen çocuğun her ne kadar TCK'nın 103/1-b maddesi gereğince cezalandırılması talep edilmiş ise de suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK'nun 102/1. maddesindeki suça uyduğu,söz konusu suçun takibinin şikayete tabi olduğu, mağdurun yargılama sırasında şikayetinden vazgeçtiği, suça sürüklenen çocuğun da hakkındaki şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşılmakla,suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme sebebiyle düşürülmesine karar vermek gerekmiş'' şeklindeki gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuğa isnat edilen eylemin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, soruşturma ve kovuşturmasının mağdurenin, velisinin veya vasisinin şikayetine bağlı olduğu ve suç tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuğun eyleminin cinsel saldırı suçunu oluşturduğundan ve mağdurenin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/532 Esas, 2015/255 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan ''Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, mağdur ...'na karşı 'Çocuğun Basit Cinsel İstismarı' suçunu işlediğinden bahisle TCK'nun 103/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK'nun 102/1. maddesine uyduğu,söz konusu suçun takibinin şikayete tabi olduğu, mağdurun yargılama sırasında şikayetinden vazgeçtiği, TCK'nun 73/6. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun hakkındaki şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşılmakla,suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme sebebiyle TCK'nun 73/4 ve CMK'nun 223/8 maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE," ibaresinin çıkarılarak yerine "Suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK'nun 103/1-son cümle maddesine uyduğu, söz konusu suçun takibinin şikayete tabi olduğu, mağdurenin yargılama sırasında şikayetinden vazgeçtiği, TCK'nun 73/6. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun hakkındaki şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşılmakla,suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme sebebiyle TCK'nun 73/4 ve CMK'nun 223/8 maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.