Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5694 E. 2023/7638 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5694
Karar No
2023/7638
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/144 E., 2015/84 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli, 2014/144 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Dosya kapsamı itibari ile sanığa ceza verilmesini gerektiren yeterli delil bulunmasına rağmen sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğuna, gerekçede mahkûmiyet gerekçesi olarak belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığına, eksik araştırma yapıldığına, kararın bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince; olay tarihlerinde sanık ile mağdurun yakınları vasıtasıyla tanıştıkları, sanığın mağdura evlenmek amacıyla arkadaşlık teklifinde bulunduğu, mağdurun da bunu kabul ettiği, telefonla görüştükleri, ayrıca birlikte gezerek kafelere gittikleri, daha sonra sanığın mağdure ile evlenmekten vazgeçtiğini, mağdureye söylediği, bunun üzerine mağdurenin şikâyette bulunarak şikâyetinden iki ay önce sanığın bir gün telefonla kuzeni ... ve sanığın kardeşi olan ...'ın kaldığı eve kendisini çağırdığını, eve gittiği zaman ... ve ...'ın evde olmadığını, sadece sanığın evde olduğunu gördüğünü, bunun üzerine evden ayrılmak istediğini, ancak sanığın buna izin vermediğini, kapıyı kilitlediğini, kendisini yere yatırıp, üzerine abandığını, elbiselerini çıkardığını daha sonra sanığın kendisinin kızlığını bozduğunu ve kan geldiğini, selpakla silip attığını söylediğini, ancak sanığın kendisine organ sokup sokmadığını tam olarak anlayamadığını, daha sonra sanığın "Seninle işim bitti. Defol git" dediğini, kendisinin bunun üzerine bu olayları tanık olarak dinlenilen arkadaşlarına anlattığını, ağladığını, daha sonra sanığın sürekli telefonla kendisini arayarak ilişkiye girmek istediğini, aksi takdirde bu arasındaki ilişkiyi herkese söyleyeceğini, ayrıca şortlu bir fotoğrafını ailesine göstereceğini belirterek kendisine şantajda bulunduğunu iddia ettiği, sanığın ise savunmalarında mağdure ile arkadaş olduklarını, daha sonra ise ayrıldıklarını, kabul ettiği, ancak mağdure ile hiç bir zaman rızasıyla veya zorla cinsel ilişkiye girmediğini, beyan ettiği, ayrıca mağdurenin raporuna göre, bakire olduğu kızlık zarının elastiki olduğunun raporda belirtildiği, ilişki olayını gören tanık bulunmadığı anlaşılmakta olup, sanığın, mağdureye karşı organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğuna dair mağdurun iddiasından başka delil bulunmadığı, sanığın tüm savunmalarında suçlamayı kabul etmediği, mağdurun adli raporuna göre kızlığının bozulmadığı ve cinsel istismara uğradığına ilişkin raporunda herhangi bir bulgunun bulunmadığı, ayrıca mağdurun olaydan yaklaşık 2 ay sonra şikâyetçi olması, sanığın mağdure ile evlenmekten vazgeçmesi veya arkadaşlığını bitirmesi nedeniyle mağdurun sanıktan şikâyetçi olduğu kanaatine varıldığından, olayda sanığın mağdureye zorla cinsel istismarda bulunması söz konusu olmadığından ve sanığın; mağdurun rızası ile de mağdure ile cinsel ilişkiye girip girmediği şüphe aşamasında kaldığından ve şüphe sanık lehine yorumlanacağından sanığın üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve bu amaçla hürriyetinden yoksun bırakılması ve şantaj suçlarının sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli, 2014/144 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/5694, K. 2023/7638, T. 22.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-5694-e-2023-7638-k-a84eb084c951