Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4824 E. 2023/5807 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4824
- Karar No
- 2023/5807
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/94 E., 2015/22 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.03.2014 tarihli ve 2014/630 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/94 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan ayrı ayrı delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Süre tutum talebi ile tüm dosya kapsamına göre mahkeme hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemesince; ''Olay tarihinde mağdure ... ... ..., şikayetinde sanık ... ile arkadaş olduklarını, tarihini tam olarak hatırlayamamakla birlikte 2013 yılı Şubat ayı olarak tahmin ettiği bir tarihte sanık ...'in kullandığı motosiklet ile bir süre gezdiklerini, daha sonra bir evin önünde durduklarını, sanık ...'e "burası neresi" diye sorduğunda sanığın kendisine "burası bizim ev" dediğini, önce eve girmek istemediğini, ancak sanık ...'in "eve girelim ne olacak" demesi üzerine eve girdiklerini, evde kimsenin bulunmadığını, şüpheli ile birlikte televizyon izlediklerini, daha sonra sanık ...'in kendisini öpmeye çalıştığını, bu amaçla ellerini tuttuğunu, sanığın kendisini zorlaması üzerine sanığın ... ile cinsel ilişkiye girdiğini, ancak zorlamadan kastının sanığın ...'in "benimle birlikte olacaksın" şeklindeki ısrarı olduğunu, ...'in kendisine karşı darp ve cebirde bulunmadığını, ancak evin dış kapısını kilitleyip kilidi alması nedeniyle kaçamadığını, bu şekilde sanık ... ile bir kez cinsel ilişkiye girdiklerini, cinsel ilişki sonrasında sanığın kendisini motorsikletle eve bıraktığını, bu olay sonrası arkadaşı olan ... ...'a sanık ...'in kendisiyle zorla cinsel ilişkiye girdiğini anlattığını, ayrıca beyanının alındığı 25.09.2013 tarihinden 1 ay kadar önce de nişanlısı olan ... isimli şahıs ile rızaen cinsel ilişkiye girdiğini, ancak ilk kez cinsel ilişkiye sanık ...'in zorlamasıyla girdiğini beyan etmesi nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır. Yargılama aşamasında Mağdure savcılık aşamasındaki ifadelerini tekrar etmiş, bu olayı gören olmadığı ancak arkadaşı Tanık ... ...'a anlattığını ve cinsel ilişkiye girdiğini tanığın bildiğini beyan etmiştir. Tanık ... ifadesinde mağdurenin çok arkadaşı olduğunu ve sanıkla da arkadaş olduğunu ancak sevgili olduklarını bilmediğini ve mağdureden sanık ...'le ilişkiye girdiğine yönelik bir şey duymadığını belirtmiştir. Sanık ... savunmasında iddiaları kabul etmediğini, kesinlikle mağdure ile arkadaşlığının olmadığını, işyerinin önünden gelip geçerken selamlaştıkları şeklinde savunmada bulunmuştur. Mağdure ifadelerinde sanık hakkında şikayette bulunmadan önce nişanlısı ... isimli şahıs ile 1 ay öncede cinsel ilişkiye girdiğini belirtmiştir. Mağdurenin ifadelerinde sanık tarafından zorla cinsel ilişki yaşadığını bilen tanık ... nın olduğunu beyan etmiş, tanık ... ise soruşturma ve doğuşturma aşamasında verdiği ifadelerde cinsel ilişkiyi bilmediğini hatta sanık ile mağderenin sevgili olduğunu da bilmediğini beyan etmiştir. Mağdurenin sanığı şikayet etmeden 1 ay önce nişanlısı ... la cinsel ilişkiye girdiğini kabul etmesi ve iddia ettiği sanıkla cinsel ilişkinin üzerinden 7 ay geçmiş olması, nişanlısı ile de cinsel birliktelik yaşadığını ve nişanlısından ayrıldığını beyan etmesi , mağdurenin beyanlarında samimi olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Sanığın her aşamada iddiaları kabul etmemesi, mağdurenin dinlettiği tanık ... ...'ın cinsel ilişkiyi bilmediğini, sevgili olmadıklarını , mağdurenin birden çok kişi ile görüştüğünü, birden çok arkadaşı olduğunu beyan etmesi ve toplanan deliller kapsamında sanığın savunmalarında samimi olduğu kanaati oluşmuştur. Her ne kadar sanık hakkında mağdureye karşı cinsel saldırı ve hürriyetten yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil elde edilmediğinden müsnet suçlardan sanığın ayrı ayrı delil yetersizliğinden beraatine karar verilerek aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. " şeklinde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Gerekçeli karar başlığında suç adının çocuğun nitelikli cinsel istismarı yerine cinsel saldırı olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. 3. Dosya kapsamından sanığa isnat edilen suçlardan beraat hükmü kurulurken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçenin (3) numaralı bölümde açıklanan nedenle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/94 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci paragrafına "sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil elde edilmediğinden müsnet suçlardan" ibaresinden sonra gelmek üzere "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.