Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4628 E. 2023/6521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4628
- Karar No
- 2023/6521
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/366 E., 2015/44 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, hakaret HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2013 tarihli ve 2013/7557 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında mağdure ...'ye yönelik eylemi nedeniyle cinsel saldırı ve hakaret suçlarından açılan kamu davasında, Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2014 tarihli ve 2013/463 Esas, 2014/378 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçunu oluşturup oluşturmadığı konusunda delilleri takdir ve değerlendirmenin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. 2. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/366 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.02.2018 tarihli ve 14-2015/100561 sayılı, hakaret suçu yönünden onama ve çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden bozma isteyen Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Özetle; müvekkillerinin lehine olan soruşturma ve kovuşturma evresinde toplanan delillerin göz ardı ederek varsayımsal kanaate dayanan mahkeme kararının gerekçesini kabul etmediklerine, usule, kanuna dosya kapsamına aykırı ve eksik incelemeye dayalı kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Katılan mağdurenin ablası ...'nın kayınpederi olan sanığın, olay tarihinde mağdureyi arayarak nerede olduğunu sorduğu, mağdurenin durakta olduğunu belirtmesi üzerine de "Anahtarı al gel ben sanayideyim erkek arkadaşınla konuşacağız" dediği, mağdurenin de anahtarı alarak gittiği, daha sonra sanığın da kamelyada olduğunu görünce içeriye girerek bilgisayarını açtığı, sanığın mağdurenin arkasından gelerek bilgisayarı kapatarak attığı ve mağdureye "Niye yalan söylüyorsun, erkek arkadaşından ayrıldığın halde neden ayrılmadım diyorsun" dediği, mağdureyi sarsmaya başladığı, daha sonra sanığın "Seni benden başka ... yok, gel birlikte kaçalım sana ben yardımcı olurum" diyerek mağdureye vurmaya başladığı ve mağdurenin karşı koyması üzerine de "Hem döverim hem sinkaf ederim" şeklinde hakaretler ederek mağdureyi boynundan öpmeye ve göğüslerini sıkıştırmaya başladığı, mağdurenin karşı koyarak iteklemesi üzerine sendelendiği, kaçarak kendisini odaya kitlediği, ablası olan tanık ...'yı aradığı, tanık ... ikamete gelinceye kadar sanığın oradan ayrıldığı iddia edilen olayla ilgili, Mahkemece sanığın atılı suçları işlediğine ilişkin katılan mağdurenin soyut ve hayatın olağan akışına uygun olmayan anlatımları dışında mahkumiyetine yeter derecede açık, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan çocuğun cinsel istismarı suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulmuş olması ve gerekçeli karar başılığında suç adının cinsel saldırı olarak gösterilmesi maddi hata kabul edilmiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, kurulan beraat hükmünde eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiş, onama sebebine göre de bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.09.2013 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/366 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/366 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.