Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/3405 E. 2023/1988 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3405
- Karar No
- 2023/1988
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2013/192 Esas, 2014/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.12.2017 tarihli ve 14-2015/31730 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Olay günü sanığın mağdureye yönelik belinden tutarak yatağa yatırmaya kalkışması şeklindeki eylemleri tüm dosya kapsamına göre sübuta erip cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde beraatine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1. Mahkeme nezdinde sanık ... hakkında "Olay günü sanığın oturduğu evde misafir olarak bulunup yatakta uyuyan mağdurenin yanına sanığın soyunarak yattığı, mağdurenin uyanarak yataktan kalkmak istediği sırada sanığın mağdurenin belinden tutarak yatağa geri yatırmak istediği, mağdurenin direnmesi ve bağırması sonucunda diğer odada bulunan tanıklar ... ve ...'nin olaya müdahale ettikleri," iddiasıyla çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b), (f) bentleri ve beşinci fıkrası uyarınca kamu davası açıldığı, 2.Davanın açıldığı Asliye Ceza Mahkemesince ise "mağdurenin bağırması üzerine odaya gelen diğer şahıslar ... ve Emrenin müdahalesi sonucunda sanığın eylemini devam ettiremediğinin iddia edilmesi dikkate alındığında, sanığa isnat edilen eylemin 5237 sayılı Kanunun 103/1. maddesindeki basit halin unsurlarını aştığı, aynı maddenin 103/2. maddesinde düzenlenen vücuda organ sokmak suretiyle nitelikli hale teşebbüs boyutuna ulaştığı hususunda takdir ve değerlendirme yapılmasının zorunlu hale geldiği" şeklindeki gerekçeye binaen dosya hakkında 5237 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 ve 53 üncü maddeleri, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b), (f) bentleri, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, 3. Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda da; "Sanığın istikrarlı bir şekilde mağdure Hilal'e karşı şehevi bir davranışta bulunmadığını beyan etmesi, mağdure Hilal'in olayın oluşu ile ilgili olarak aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunması ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdureye karşı cinsel istismarda bulunduğu ve mağdureyi hürriyetinden yoksun bıraktığı hususları şüphe boyutunda kalmakta ve sübuta ermemektedir. Sanığın kesin bir kanaat vermekten uzak olan mağdure Hilal'in çelişkili beyanlarına dayanılarak atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmesi, evrensel bir ilke olan şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırılık oluşturacağından sanık ...'in inkara yönelik savunmalarına değer verilmiştir" şeklindeki Dairemizce de usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun bulunan gerekçesine binaen sanığın atılı suçlardan delil yetersizliğinden 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin evrelerdeki çelişkili beyanları, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2013/192 Esas, 2014/185 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.