Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/26438 E. 2025/9433 K. – Çocuğun Nitelikl

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26438
Karar No
2025/9433
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1936 E., 2018/699 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğü kabul olunan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın on üç yaşında olduğunu bildiği mağdure ile farklı zamanlarda anal ve vajinal ilişki yaşadığının kabulü ile atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle samimi anlatımlarda bulunan sanığın mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğüne dair istikrarlı savunması, kemik yaş tespitine ilişkin adli rapor, duruşma esnasında mağdurenin fiziki görünümüne dair yapılam gözlem, tanık beyanları ve dosya kapsamı itibariyle sanığın mağdurenin yaşını bildiğine dair mağdurenin soyut beyanı dışında başkaca delil bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 1. Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden duruşma açması gerektiği hallerde Kanunda belirtilen istisnalar dışında 5271 sayılı Kanun'un 282. maddesi gereğince duruşma ve karara ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, bu maddeye istinaden aynı Kanun'un 217/1. maddesinde yer alan“Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” şeklindeki düzenleme gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip sanık ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

2. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.12.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Dairemizce yapılan incelemede sanık üzerine atılı eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların dosya kapsamına uygun olduğu kanaati ile hükmün onanması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun eksik inceleme ile kurulan hükmün bozulması yönündeki görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 236/2 maddesinde ''İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup bu kapsamda temyize konu yargılamada mağdurenin daha önce biri avukat ve sosyal hizmet uzmanı eşliğinde kollukta, biri de İlk Derece Mahkemesindeki duruşmada bizzat hakim tarafından avukat ve uzman psikolog katılımıyla iki kez dinlenerek olaya ilişkin detaylı ifadesinin alınmış olması ve Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan incelemede 16.03.2017 tarihli duruşma tutanağında mağdurenin kollukta alınan ifadesine ait görüntü kaydının duruşma öncesinde izlenildiği belirtilerek dosya kapsamına uygun gerekçe ile mağdurenin yeniden dinlenmesine gerek olmadığına karar verilmesi karşısında maddi hakikatin açıklığa kavuşturulması için müphem hiç bir hususun kalmamış olması nedeniyle mağdurenin yeniden dinlenmesinde "zorunluluk" halinin bulunmadığı anlaşılan olayda; hastane doğumlu olan mağdurenin sanığa on üç yaşında olduğunu, eğitim gördüğü kurum ve sınıfını söylediğine dair beyanı İlk Derece Mahkemesinde mağdurenin beyanının alınması sırasında hazır bulundurulan psikologun mağdurenin gelişiminin takvim yaşına uygun olduğuna dair görüşü, yaş hususunda hataya düştüğü iddiasında bulunan sanığın aşamalarda mağdurenin yaşı, sınıfı ve okulu ile ilgili değişen ve birbiri ile çelişen beyanlarda bulunması, sanık ile katılan mağdure arasındaki üç aylık arkadaşlık süresi içerisinde telefonla yada yüz yüze olan görüşmelerin sıklığı ve gerek sanığın evi gerekse de mağdurenin anneannesinin evinde konaklama suretiyle birlikte geçirilen zaman zarfı, sanığın mağdureyi okul üniforması ile görmediği beyanına karşılık sanığın akraba ve tanıklarının alınan beyanında mağdurenin okul üniforması ile sanığın evine geldiğini beyan etmeleri karşısında sanığın yaş hususunda hataya düştüğü iddiasının hayatın olağan akışına aykırı düşmesi ve dosya kapsamına göre Bölge Adliye Mahkemesinin hata halini değerlendirmesine dair dosya kapsamına uygun gerekçesi ile mağdurenin yaşı hususunda hataya düşüldüğüne dair savunmaya itibar edilmeyerek mahkumiyet hükmü kurulmasına dair yazılı uygulamasının yerinde olduğu görüşünde olduğumdan, aksi yöndeki görüşle eksik inceleme ile kurulan hükmün bozulmasına dair çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/26438, K. 2025/9433, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-26438-e-2025-9433-k-51a1c1440ce7