Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/24718 E. 2025/5646 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24718
- Karar No
- 2025/5646
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/383 E., 2017/409 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle eksik inceleme ile karar verildiğine, olayın iftiradan ibaret olduğuna, sanığın uzun süredir bu işi yaptığına ve hakkında en ufak bir şikayet bu zamana kadar bulunmadığına sanığın aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunduğuna, duruşmaların kapalı yapılması gerektiğine, kamera araştırması yapılmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, katılan mağdure anlatımlarının çelişkili olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına, kanun maddesinin hatalı uygulandığına, katılan mağdurenin üzerinde palto bulunduğuna ve eylemin fiilen imkansız olduğuna, tanık beyanı ile de desteklenmediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle verilen cezanın üst sınırdan olması gerektiğine ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, kararın hukuki dayanaktan yoksun ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Servis şoförü olan sanığın olay tarihlerinde, üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan katılan mağdureye karşı eylemlerinden dolayı hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/3-d maddesinin uygulanması gerekirken, yazılı şekilde 103/3-b-e maddesinin uygulanması, sonuç ceza miktarı değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştirilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.