Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/24301 E. 2025/2924 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24301
Karar No
2025/2924
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2285 E., 2020/1579 K. HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve müstehcenlik; suça sürüklenen çocuk ... hakkında ise müstehcenlik suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'ın cinsel ilişki anına dair görüntülerin ifşası tehdidi ile katılan mağdure ile farklı zamanlarda anal ve vajinal ilişki yaşadıklarının kabulü ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetlerine, müstehcenlik suçundan ise beraatlerine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında da değişen suç vasfına göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan davanın düşmesine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, suça sürüklenen çocuklar hakkında müstehcenlik suçundan verilen kamu davasının düşmesi ve beraate dair hükümler yönünden ise aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'ın müstehcenlik suçundan mahkumiyetlerine, suça sürüklenen çocuk ... yönünden ise gerçekleşen zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen cezaların miktar itibariyle yetersiz olup şartları oluşmadığı halde takdiri indirim hükümlerinin uygulandığına ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle suça sürüklenen çocuk ...’ın suça konu görüntü kaydını cinsel maksat olmadan çekmesi karşısında suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, videoların çekim tarihlerinin tespit edilememesi karşısında yaş küçüklüğü sebebiyle uygulanacak hükümlerde lehe olan uygulamadan yararlanması gerektiğine ilişkindir. C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle suça sürüklenen çocuk ... hakkında hükmedilen cezanın miktar itibariyle yüksek olduğuna, katılan mağdurenin birden fazla eyleme maruz kalmasından ötürü bakire olmaması hususu ile suça sürüklenen çocuk ... arasında illiyet bağı kurulamadığına, katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun içerik itibariyle hüküm kurmaya elverişli olmadığına ilişkindir. D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle müstehcenlik suçunun işlendiğine dair hüküm kurmaya elverişli delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuk ...’ın katılan mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediğinden hata hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına ilişkindir. E. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle suça sürüklenen çocuk ...’ın lehine kanun yoluna başvurulmasına karşın müstehcenlik suçu yönünden beraat hükmünün kaldırılarak zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, yaşı itibariyle eylemin anlam ve sonuçlarını algılayamayan suça sürüklenen çocuk ...’ın katılan mağdurenin yaşını gizlemeye yönelik çabasından ötürü küçük olduğunu öngöremediğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, katılan mağdurenin ruh sağlığının yargılama konusu eylemlerden farklı sebeplerle bozulduğuna, pişman olduğunu beyan edip sabıkası bulunmayan suça sürüklenen çocuk ... hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Müstehcenlik Suçundan Verilen Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Müstehcenlik Suçundan Verilen Hükümler Yönünden 1. Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında suç tarihinin "22.04.2011 ile 03.06.2011 arası" yerine "22.04.2011 ile 06.03.2011 arası" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Müstehcenlik Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre suça sürüklenen çocuk ...'ın 01.06.1996 doğumlu olup 05.04.1999 tarihinde nüfusa tescil edildiği ve kayden son eylem tarihinde on beş yıl iki günlük olduğu anlaşıldığından öncelikle suça sürüklenen çocuk ...'ın hastane doğumlu olup olmadığı hususu araştırılıp hastane doğumlu olmadığının tespiti durumunda, yaş tespitine esas olacak şekilde kemik grafileri çektirilip tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde de Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra suça sürüklenen çocuk ...'ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/17-339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesinin hüküm tarihinde Sincan 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümözlü olarak bulunan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi de bulunmayan suça sürüklenen çocuk ..., hüküm duruşmasına getirtilmeden ya da Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeden hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle, savunma hakkı kısıtlanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı davranılması karşısında anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. E. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Kararlar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararları nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde suça sürüklenen çocukların suç tarihinde on beş yaşını ikmal etmeyen katılan mağdure ile olan cinsel ilişkilerine dair görüntü kayıtlarını ifşa edeceklerine dair tehdit söylemleri ile katılan mağdure ile farklı zamanlarda cinsel ilişki yaşadıklarının kabul edilmesine karşın hüküm kısmında suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/4. maddesinin tatbik edilmemesi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye sebebiyet verilmesi, Dosya içerisinde bulunan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 21.04.2014 tarihli raporunda katılan mağdurede olaydan kaynaklanmış travma sonrası stres bozukluğunun tespit edilip nitelikli eylemde bulunan suça sürüklenen çocukların birlikte katılan mağdurenin ruh sağlığını bozduklarına dair görüş bildirilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuklardan hangisinin eylemi nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu veya her birinin eyleminden dolayı ayrı ayrı bozulup bozulmadığının tespit edilmemesi karşısında, bu hususta oluşan tereddüt lehe değerlendirilerek suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/6. maddesinin uygulanamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hükümler kurulması, Karşısında, anılan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuklar ..., ... ve ... Hakkında Müstehcenlik Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Müstehcenlik Suçundan Verilen Hüküm ile Suça Sürüklenen Çocuklar ..., ... ve ... Hakkında Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (C), (D) ve (E) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden suça sürüklenen çocuk ... yönünden esasıda incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, müstehcenlik suçundan kurulan hüküm yönünden sayın üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğümüz husus katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin 02.07.2018 tarihli dilekçesinde müstehcenlik suçu yönünden istinaf talebi olup olmadığına ilişkindir. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi ...'ler ...,...,... hakkında nitelikli cinsel istismar suçundan mahkumiyet, müstehcenlik suçundan beraatlerine, ... ... hakkında müstehcenlik suçundan değişen suç vasfına göre düşme kararı vermiştir. Katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili 02.07.2018 tarihli dilekçesi; "Mezkur davada, atılı suçtan yargılaması yapılan ...'ler hakkında verilen cezalarda indirim hükümleri yönünden kararı kabul etmiyoruz. Kanaatimizce; -suçun ağırlığı ve doğurduğu travmatik sonuçlar düşünüldüğünde- azami hadden ve indirim hükümleri uygulanmaksızın ceza verilmeli idi. SONUÇ VE TALEP : Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2018 tarihli ve 2012/200 E. -2018/118 K. sayılı kararının istinafen incelenerek Sayın Dairece Kaldırılmasına, ...'lerin atılı suçtan yargılamasının yapılarak azami hadden indirim hükümleri uygulanmaksızın hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmesini vekil eden adına saygı ile talep ederim. " şeklindedir. Müdahil vekili istinaf dilekçesinde istinaf iradesini açıkça ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ...'ler hakkında ...nın 103/2. maddesi gereğince verilen mahkumiyet hükümlerindeki İNDİRİM yönünden ortaya koymuştur. Yani nitelikli cinsel istismar suçu yönünden aleyhe istinaf talebi vardır. ...'ler ...,...,... hakkında ...nın 226. maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile açılan müstehcenlik suçundan beraat kararlarına yönelik katıların istinaf dilekçesinde anlatım ve istinaf iradesi bulunmadığı ve böyle bir talebinin olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm başlıklı CMK.nın 283/1. maddesi "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklinde düzenlenmiş olup kazanılmış hak hususu istinaf aşamasında da düzenlenmiş bulunmaktadır. CMK.nın 275/1. maddesi süresi içinde yapılan istinaf başvurusu, hükmün kesinleşmesini engelleyeceğini amir olup bu süre içinde beraat kararı verilen müstehcenlik suçu yönünden taraflarca lehe veya aleyhe istinaf olmadığından karar kesinleşmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince önüne taraflarca getirilmeyen ve resen de gelecek kararlardan olmayan kesinleşen müstehcenlik hükmü yönünden duruşma açılarak aleyhe mahkumiyet kararı verilemez. Bu karar hukuki değerden yoksun olup bu yönüyle kararın bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yönündeki kazanılmış hakkı hiçe sayan ve hukuki değerden yoksun müstehcenlik suçundan verilen mahkumiyet kararın onanması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/24301, K. 2025/2924, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-24301-e-2025-2924-k-d33c6c78cb0c