Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/22492 E. 2025/5864 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22492
- Karar No
- 2025/5864
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2351 E., 2017/2517 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanık hakkında taktiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sanığın iddia edilen suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmadığına, mağdurenin beyanlarının tutarsız ve çelişkili olduğuna, satranç kursunda mağdureden başka öğrencilerin de bulunduğuna, sanığın diğer öğrencilerin yanında iddia edilen eylemi gerçekleştirmesinin mümkün olmadığına, tanık olarak dinlenen ...............’un beyanının mağdure ile örtüşmediğine, tanığın eli ile dokunduğunu söylediğini ifade ettiğine, sınıfta olduğunu söylediği ...’in beyanında herhangi bir şey duymadığını ve görmediğini söylediğine, mağdurenin iddia edilen olaydan sonra da satranç derslerine devam ettiğine, bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığına, olaydan 1,5 sene sonra şikayetçi olunduğuna, tüm bu veriler ışığında mağdurenin iddia ettiği olayın gerçek dışı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’sinin duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurenin, soruşturma aşamasında alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, farklı gerekçe ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.