Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/20709 E. 2025/3815 K. – Cinsel Taciz

Konu: Cinsel Taciz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20709
Karar No
2025/3815
Karar Tarihi
Konu
Cinsel Taciz

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/673 E., 2017/2550 K. ŞİKAYETÇİ : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı KATILAN MAĞDURE : ... SUÇ: Cinsel taciz HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.

Tebliğnamede mağdurenin annesinin vekili olarak belirtilip temyizi yönünden görüş bildirilen avukatın, katılan mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekil tarafından yetki belgesi ile yetkilendirilen avukat olduğu anlaşılmış olup incelemenin katılan mağdurevekili sıfatına hasren yapılmasına karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel taciz suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, tanıkların bilgilerinin duyuma dayalı olduğuna, istinaf başvurularının esastan reddi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, eksik ceza tayin edildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Sanık Müdafii ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince katılan mağdure ile soruşturma beyanları hükme esas alınan Beyza Zeynep ve Sinem isimli tanıkların adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması ve diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunuştur.

IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafii ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/20709, K. 2025/3815, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-20709-e-2025-3815-k-7c37b144d1c6