Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/20579 E. 2025/3338 K. – Çocuğun Nitelikl

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20579
Karar No
2025/3338
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ : Ceza Dairesi SAYISI : 2017/132 E., 2017/650 K. SUÇ :Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mahkemece müşterek çocuğun suça sürüklenen çocuktan olup olmadığı, hamileliğin süreci veya mağdurede suça sürüklenen çocuktan kaynaklı doku/sıvı bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, mağdurenin beyanlarından da anlaşılacağı üzere olay tarihine ilişkin tahmine dayanılarak tespit yapıldığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte suça sürüklenen çocuğun mağdureden küçük olup cezalandırılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, ayrıca suça sürüklenen çocuğun suç kasdı ve bilinci olmayıp, işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneğinden yoksun olduğuna, tarafların evlendiği hususunun dikkate alınmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesince suç tarihi 17.04.2015 olarak belirlenmiş ise de; Mağdure, ilk cinsel ilişkiye ne zaman girdiklerini hatırlamadığını, hamile olduğunu öğrenince bu konuda internet programı üzerinden yaptığı hesaplamaya göre nisan ayında cinsel ilişkinin gerçekleştiğini tespit ettiğini, bu nedenle bu tarihi ilk ilişki tarihi olarak verdiğini, son adet tarihini hatırlamadığını, hesaplama yaparken tahmini bir tarih yazdığını, bu tarihten 5-10 günlük yanılma olabileceğini beyan etmesi, suça sürüklenen çocuğun cinsel ilişkiye girdikleri tarihi hatırlamadığını, ifade alan kişinin olay tarihini hesaplayıp yazdığını, ona da ilişki tarihini hatırlamadığını söylediğini belirtmesi, hamilelik tarihinin net olarak belirlenmesinin mümkün olmadığına ilişkin doktor raporu ve tüm dosya kapsamına göre suç tarihinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilememesi dikkate alınarak suç tarihinin suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilip ilk cinsel ilişkinin mağdurenin on beş yaşını doldurduktan sonraki bir tarihte gerçekleştiği ve eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek şikayet yokluğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/20579, K. 2025/3338, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-20579-e-2025-3338-k-16b30a5925f6