Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/19635 E. 2023/4245 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19635
Karar No
2023/4245
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/279 E., 2016/69 K. SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme HÜKÜMLER : Düşme, beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/279 Esas, 2016/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, b) Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan açılan davanın şikâyet yokluğu nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, c) Konut dokunulmazlının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın, mağdurenin iradesini etki altına alarak mağdure ile birden fazla kez ilişkiye girdiği, sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, bu nedenle mağdurenin mevcut rızasının kabul edilemeyeceğinden sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılması gerektiğinden bahisle hükümlerin bozulması istemine yöneliktir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Dosya kapsamında sanığın, konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak ve inandırıcı hiçbir delil olmadığı bu nedenle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu gibi sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasının da usul ve kanuna aykırı olduğu yönündedir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 2014 Ekim aylarında mağdure pazarda iken sanığın, mağdureyi gördüğü, sanığın telefon numarasını kağıda yazarak mağdureye verdiği, mağdurenin sanığı aradığı ve sonrasında sanık ile mağdurenin telefon ile birçok kez konuşup mesajlaştıkları, bu hususun Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından gelen iletişim kayıtları ve alınan raporla da sabit olduğu, bu görüşmelerde sanığın, bekar olduğunu, isminin Hakan olduğunu ve evlenmek istediğini mağdureye söylediği, 2014 Ekim ayından, 23.10.2015 tarihine kadar sanık ile mağdurenin, mağdurelerin evinde birden fazla kez normal yoldan ve fiili livata yoluyla ilişkiye girdikleri anlaşılmakla, bu haliyle sanığın birden fazla kez mağdurenin rızası dahilinde mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği yine mağdurenin anne ve babasının rızası olmaksızın mağdure ile cinsel ilişkiye girmek için birden fazla kez ve meşru olmayan bir amaçla katılanların evine girdiği kabul edilmiştir. 2. Her ne kadar sanık, mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğini, mağdureyi sadece uzaktan gördüğünü, belirtilen dönemlerde İzmir ili ... ilçesinde bulunduğunu belirtse de; mağdurenin istikrarlı ve tutarlı beyanları, iletişim kayıtlarındaki mağdure ile sanık arasındaki görüşmeler ve Adlî Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin raporu göz önüne alındığında sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmış, itibar edilmemiştir. 3. Mağdurenin on beş yaşını doldurmadığı dönemde sanıkla rızası dahilinde girmiş olduğu ilişkiyle ilgili olarak ise; yargılama aşamasında birinci celsede yapılan gözlemde mağdurenin fiziki yapısı itibariyle on yedi - on sekiz yaşlarında gösterdiğinin tespit edildiği, mağdurenin duruşmadaki beyanında sanık ile ilk tanışma sırasında sanığa on altı yaşında olduğunu beyan ettiği, yapılan gözlem, sanığın savunması ve mağdurenin bu beyanı dikkate alındığında sanığın, suç tarihi itibarıyla mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu hususunda 5271 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi kapsamında kabul edilebilir bir hataya düştüğü kabul edildiğinden, sanığın, mağdurenin on beş yaşından küçükkenki eylemleri ile on beş yaşından büyük olduğu dönemki eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, bu suçun da şikâyete bağlı olduğu, mağdurenin 24.10.2015 tarihinde müdafii huzurunda verdiği ifadesinde sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği anlaşıldığından bu suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları oluşmadığından da beraatine karar vermek gerekmiştir. 4. Sanığın mağdurenin annesi ve babasının rızası olmadan mağdure ile cinsel ilişkiye girmek için birden fazla kez katılanların rızası olmadan ve meşru olmayan bir amaçla katılanların evine girdiği ve bu şekilde konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlemiş olduğu sabit olduğundan sanık hakkında mahkûmiyet kararı vermek gerekmiştir. IV. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkındaki düşme hükmünün yerinde olduğu anlaşılmıştır. C. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/279 Esas, 2016/69 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/19635, K. 2023/4245, T. 14.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-19635-e-2023-4245-k-c377c2021933