Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/19333 E. 2024/9837 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19333
Karar No
2024/9837
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/354 E., 2016/76 K. SUÇLAR : Tehdit, nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında tehdit ve nitelikli cinsel saldırı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle sanığın üzerine atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Özetle dava konusu edilmeyen tehdit suçundan ayrıca mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 24.01.2017 tarihli ve 2014/3-508 Esas, 2017/22 sayılı Kararında belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda "takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilecek bir husus görülmediğinden 5237 sayılı Kanun'un 62. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli bir gerekçe niteliği taşımadığı gözetildiğinde bu hususta denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması gerekirken yetersiz gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğüm husus sanığın mağdureye karşı eşe karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğinden bahisle cezalandırıldığı olayda suçun zorla ve silahla sübuta erip ermediği noktasında toplanmaktadır. Bilindiği gibi ceza muhakemesinde mahkumiyet kararı verebilmek için, sanığın üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiği hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde kesin olarak belirlenmesi tam bir vicdani kanaatin oluşması gerekir. Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki istikrarlı beyanları, mağdurenin soruşturma aşamasındaki beyanı ile bu beyanı ile uyuşmayan darp cebir izi bulunmadığına ilişkin adli tıp raporu birlikte değerlendirildiğinde, sanığın söz konusu eylemi mağdurenin rızası dışında ve bıçakla yaptığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 102/2. maddesinde düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçunun eşe karşı işlenmesi halinde kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu ve mağdurenin de kovuşturma aşamasında şikayetçi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanıktan vazgeçmeye karşı diyecekleri sorularak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği görüşünde olduğumdan farklı gerekçe ile sayın çoğunluğun kararın bozulması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/19333, K. 2024/9837, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-19333-e-2024-9837-k-9bc555298fa6