Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16707 E. 2024/11103 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16707
- Karar No
- 2024/11103
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/132 E., 2016/354 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel saldırı ile konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ile konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İsteği Özetle, söz konusu kararı temyiz ettiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116/4. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Oluşa uygun kabule göre olay günü sanığın mağdureye saldırması, mağdure ile arasında yaşanan arbede esnasında mağdurenin yere düşmesi üzerine mağdurenin üzerine abanması, kalçasını tutması, göğüslerini tutmaya çalışması ve ağzını kapatması şeklinde gerçekleşen eylemlerin mevcut haliyle sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu aşarak cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabul ve uygulamaya göre de hükümden sonra 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilâmıyla verilen iptal kararı ile 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesindeki değişiklikler nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılması lüzumu bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. ve 326/son maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.