Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16681 E. 2024/7786 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16681
Karar No
2024/7786
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/343 E., 2016/194 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-b-f, 5. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2012/343 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/6, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin kollukta alınan ifadesinin yargılama aşamasında değiştiğine, mağdurenin ilk ifadesini yalanlayıp sanık ile ilişkiye girmediğini söylediğine, babasının verdiği dilekçenin de bu yönde olduğuna, mağdurenin Uğur isimli kişinin tehdidi ile sanığa isnatta bulunduklarını itiraf ettiklerine, raporda bulgu tespit edilmediğine, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporu ile Cerrahpaşa Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen ruh sağlığı raporları arasında çelişki bulunduğuna Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınması gerektiğine, sanığın mağdurenin yaşı hususunda yanıldığına, bu hususta yeniden ifadelerin alınması ve tanıkların dinlenmesi taleplerinin reddedilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, bir an için isnat olunan nitelikli istismar kabul edilse dahi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun eylemle sınırlı olması nedeniyle unsurları itibarıyla oluşmayacağına, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen eski 5237 sayılı Kanun'un 103/2.maddesinin uygulandığına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2012/343 Esas, 2016/194 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'nın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Sanık müdafii tarafından ibraz edilen 07.05.2015 tarihli dilekçede; mağdurenin sanık ile arkadaşlık yapabilmek için yaşını on yedi olarak söylediği, fiziki görünümünün de buna uygun olduğu hususları öne sürülerek tarafların yeniden ifadelerinin alınması ve tanıkların dinlenmesi taleplerinde bulunulduğu, sanık müdafiinin 20.05.2015 tarihli duruşmada bu taleplerini yinelediği, temyiz dilekçesinde de yaşta hata iddiasının öne sürüldüğü gözetilerek kayden 24.03.1998 doğumlu olup, resmi kurumda doğmaması nedeniyle Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulunun 26.12.2014 tarihli raporuyla nüfusa kayıtlı yaşı ile uyumlu olacak şekilde suç tarihinde on beş yaşını bitirmediği bilimsel olarak tespit edilen mağdurenin yaşı hususunda sanığı yanıltıcı beyanda bulunup bulunmadığının kendisine sorulması, mağdurenin beyanına karşı sanığa söz hakkı tanınması ve varsa tanıkların dinlenmesinin ardından olayda 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı da tartışılarak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, kabule göre de mağdurenin aşamalarda değişen beyanları, tanıkların anlatımları ve anal yoldan organ sokma iddiasının adli raporla doğrulanamaması nedeniyle sanığın istismar eylemini organ sokarak gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, bu nedenle eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilerek cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi nedeniyle kararın bozulması gerekirken onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16681, K. 2024/7786, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-16681-e-2024-7786-k-56e5ede374f6