Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16680 E. 2024/7314 K. – Çocuğun Nitelikl
Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16680
- Karar No
- 2024/7314
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/502 E., 2016/205 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 31/3. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/502 Esas, 2016/205 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 43/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suçun kanuni şartlarının oluşmadığına, Mahkemece delillerin takdirinde ve ceza hadlerinin belirlenmesinde hata yapıldığına, Anayasa Mahkemesinin 6545 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 103/2. maddesini hukuk devleti ilkesine aykırı bularak iptal ettiğine, suça sürüklenen çocuk lehine olan kanun maddelerinin uygulanmadığına, usul ve kanuna aykırı hükmün bozularak suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Mernis doğum tutanağına göre, sağlık personeli yardımı ile doğduğu anlaşılan mağdurenin dayanak doğum raporu örneğinin ilgili sağlık kuruluşu veya nüfus müdürlüğünden getirtilerek, sağlık kuruluşunda doğup doğmadığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde araştırılması, resmî bir kurumda doğmadığının anlaşılması halinde, mağdurenin yaşının suçun oluşumuna ve niteliğine etkisi bakımından, Adli Tıp Kurumuna gönderilerek gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması ve suça sürüklenen çocuğun Mahkeme sorgusunda ailelerinin de izniyle düğün yaparak gayri resmi olarak evlendiklerini, mağdurenin yaşının küçük olduğunu bildiği yönündeki savunması üzerinde durularak mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilip bilmediği hususu sorulduktan sonra hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; a) 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesindeki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda yapılan değerlendirmede suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen iddianamede, eylemin birden fazla işlendiğine dair anlatım ve usulüne uygun açılmış bir dava bulanmadığı nazara alınmadan, müsnet suçtan belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi ile artırılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine muhalefet edilmesi, b) Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 43/1, 31/3. maddeleri gereğince hükmedilen 13 yıl 4 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 31/3-son. maddesi uyarınca 12 yıl olarak belirlenmesinin ardından bu ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi ile indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde 13 yıl 4 ay hapis cezasından doğrudan indirim uygulanması neticesinde fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.