Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16559 E. 2024/10446 K.

Konu: Nitelikli Cinsel Saldırı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16559
Karar No
2024/10446
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Cinsel Saldırı

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/353 E., 2016/90 K. ŞİKAYETÇİLER : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ... SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Şikayetçi Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Kararın usul ve kanuna aykırı olup bozulması gerektiğine, kanun gereği şikayetçi kurumun bu tür davalara katılabileceğine, verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, Bakanlık vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünün açıklanan nedenlerle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16559, K. 2024/10446, T. 03.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-16559-e-2024-10446-k-fe8490013269