Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15700 E. 2023/8899 K. – Çocuğun Cinsel

Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15700
Karar No
2023/8899
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/8 E., 2016/80 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, suça sürüklenen çocuğun anne ve babası TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2016/8 Esas, 2016/80 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun cinsel istismar suçu ile ilgili olarak fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiğinin adli tıp kurumu raporu ile de belirlendiği, mağdurun da on beş yaşından küçük çocuk olduğu, mağdur ve suça sürüklenen çocuğun aynı mahallede oturdukları, birbirleri ile oyun oynadıkları, suça sürüklenen çocuğun değişik zamanlarda mağdura aynı suçu işleme icrası kapsamında cinsel organını yalattığı, aynı zamanda suça sürüklenen çocuğun poposundan da tuttuğu, bu durumun mağdur ve tanık beyanlarından anlaşıldığı, katılanın da mağdur olan oğlunun suça sürüklenen çocuğun cinsel organını yaladığını gördüğü ve bunun üzerine şikâyetçi olduğu beyanıyla kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR "Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde on iki yaşını ikmal edip on beş yaşını tamamlamayan çocuk olduğu, suça sürüklenen çocuğun cinsel istismar suçu ile ilgili olarak fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiğinin adli tıp kurumu raporu ile de belirlendiği, mağdurun da on beş yaşından küçük çocuk olduğu, mağdur ve suça sürüklenen çocuğun aynı mahallede oturdukları, birbirleri ile oyun oynadıkları, suça sürüklenen çocuğun değişik zamanlarda mağdura aynı suçu işleme icrası kapsamında cinsel organını yalattığı, aynı zamanda suça sürüklenen çocuğun poposundan da tuttuğu, bu durumun mağdur ve tanık beyanlarından anlaşıldığı, katılanın da mağdur olan oğlunun suça sürüklenen çocuğun cinsel organını yaladığını gördüğü ve bunun üzerine şikayetçi olduğu, böylece suça sürüklenen çocuğun aynı suçu işleme icrası kapsamında sarkıntılık düzeyini aşar şekilde on beş yaşını ikmal etmeyen çocuğa cinsel istismarda bulunduğu anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun 6545 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK 103/1-a maddesi delaletiyle 103/1-1.cümlesi, 43/1, 31/2, 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek oluşan tam bir vicdani kanaatle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Mağdur ...'in, soruşturma aşamasındaki beyanında suça sürüklenen çocuk ...'in kendisine fiili livatada bulunduğuna dair iddia da bulunduğu, tanık ... ..., ... ve ...'ın ...'in cinsel organını mağdur ...'in arkasına soktuğunu gördüklerini ifade ettikleri, ayrıca tanık ...'un soruşturma aşamasındaki beyanında mağdur ...'in eşofmanını dizden aşağıda ve ...'in de cinsel organını dışarıda gördüğünü, kendilerini "Siz sapık mısınız" diye uyardığını belirtmesine rağmen iddianamede suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçundan dava açıldığı, ancak mağdur ve tanık anlatımlarına göre eylemlerin zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, iddianamede bu hususta bir anlatım da bulunmadığı dikkate alınarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suç duyurusunda bulunularak açılacak davanın mevcut dava ile birleştirildikten sonra suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı saklı tutulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2016/8 Esas, 2016/80 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile suça sürüklenen çocuğun anne ve babasının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15700, K. 2023/8899, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-15700-e-2023-8899-k-79f054963971