Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/15010 E. 2023/8808 K. – Çocuğun Nitelikl

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15010
Karar No
2023/8808
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/351 E., 2016/45 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulû Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2014/351 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.08.2020 tarihli ve 14-2016/170993 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekili Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk hakkında eylemin ağırlığına oranla daha ağır bir ceza miktarı belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İsteği Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen cezanın dayanağı olan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/26 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi karşısında hüküm verilmesinin Anayasa’nın 153 üncü maddesine aykırılık teşkil ettiğine, eylemin organ sokma suretiyle işlediğine yönelik somut bir delil bulunmadığına, adli muayene raporunun da bu durumu desteklediğine, katılan mağdurun kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda beyanının alınmadığına, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılmadığına, suça sürüklenen çocuğun cezaî ehliyetinin bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Kayda göre on iki yaşında bulunan katılan mağdur ile suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde aynı yetiştirme yurdunda kalmakta oldukları, katılan mağdurun yurda yerleşmesinden dört gün sonra suça sürüklenen çocuğun adı geçeni zorla odalardan birine götürerek "soyunmazsan seni döverim" şeklinde sözler sarf edip katılan mağduru oda içerisindeki tuvalete götürdüğü, kıyafetlerini çıkardıktan sonra suça sürüklenen çocuğun katılan mağdur ile anal yoldan cinsel ilişki yaşadığı, devam eden tarihlerde de suça sürüklenen çocuğun katılan mağdur ile farklı zamanlarda birden çok kez anal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, 01.07.2014 tarihinde katılan mağdurun maruz kaldığı eylemlerden yurt görevlilerine bilgi vermesi ile görevlilerin adı geçenlerin eylemlerini takip etmeye başladıkları, aynı günün ilerleyen saatlerinde suça sürüklenen çocuğun, katılan mağduru odalardan birine götürerek anal yoldan cinsel ilişki yaşadığı sırada yurt görevlilerinin adı geçenlerin etrafta görünmemeleri üzerine odaları kontrol ettikleri sırada odalardan birinde katılan mağdurun oturduğu sırada suça sürüklenen çocuğun banyo kısmında olduğunun görülmesi ile katılan mağdurla yapılan görüşmede az önce cinsel ilişki yaşandığını görevlilere bildirmesi ile adli makamlara intikalin gerçekleştiğinin kabulüne dair mahkeme gerekçesinde katılan mağdurun adlî muayene raporu, farik mümeyyiz raporları, sosyal inceleme raporu, tanık anlatımları, hafif düzeyde mental retardasyon rahatsızlığı bulunan katılan mağdurun beyanlarına itibar edilmesine engel bir durumun olmadığı ve eyleme karşı ruh sağlığı bakımından kendini savunamayacağı bildirir 23.10.2014 tarihli heyet raporu, suça sürüklenen çocuğun tevil yollu ikrar içerikli savunması, iftira atmayı gerektirir bir husumet bulunmayışı ve tüm dosya kapsamı itibarıyla suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdur ile aynı yurtta kalmalarının sağladığı kolaylıktan faydalanarak adı geçenle rızası hilafına birden çok kez anal ve oral yoldan zorla cinsel ilişkiye girdiğinin kabulü ile suça sürüklenen çocuğun geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki olumsuz davranışları gözetilerek takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanİ kanıya ulaşıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile suç tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen ceza üzerinden yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince indirim sonucu bulunacak cezanın aynı maddenin son cümlesi uyarınca 7 yıla indirilmesi yerine sonuç cezanın doğrudan 7 yıl olarak belirlenmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2014/351 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/15010, K. 2023/8808, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-15010-e-2023-8808-k-20018287c771