Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/14758 E. 2023/8036 K.
Konu: Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14758
- Karar No
- 2023/8036
- Karar Tarihi
- Konu
- Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/28 E., 2016/102 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 04.02.2014 tarihli ve 2014/6718 Esas numaralı iddianame ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır. 2. İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2014/28 Esas, 2016/102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın inkara yönelik samimi anlatımlarda bulunduğu, Adli Tıp Kurulu raporunda da suç unsuru bulunduğuna dair herhangi bir ifade olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiği, cezada teşdit uygulaması gerekçesinin Kanun'un aradığı şartları taşımadığı, iddianame, mütalaa ve hükmün birbirinden farklı olması sebebiyle hükümde karışıklık oluştuğu, duruşmadan bağışık tutulan sanığın yokluğunda dinlenen tanık beyanlarının sanığa okunmadığı, Mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi, hapis cezasının adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi, takdiri indirim uygulaması gibi kurumlar tartışılmadan karar verildiği, suçun ispatı için gerekli olan ve esasa etkili delillerin Cumhuriyet savcısınca toplanmadığı, belirtilen gerekçelerle kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Katılanın hizmet aldığı hastanede çalışan sanık tarafından cinsel saldırıya uğradığı anlaşıldığından 5237 Sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezada arttırım yapılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece ''Sanığın müştekinin vücudunu bir bahane ile ellediği ateşinin yanlış ölçüldüğünü iddia ederek doktor edasıyla müştekinin göğsüne elini sokarak göğüs bölgesini de ellediği sanığın kabul etmese bile hareketlerinin cinsel saldırı mahiyetinde olup vücut dokunulmazlığını ihlal ettiği...'' şeklindeki kabul ile atılı suçtan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2014/28 Esas, 2016/102 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.