Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/13278 E. 2025/6820 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13278
- Karar No
- 2025/6820
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/188 E., 2019/1264 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Her ne kadar Tebliğnamede sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden görüş bildirilmiş ise de, bu hususta Bölge Adliye Mahkemesince temyiz isteminin reddine dair ek karar verildiği, bu ek kararın da temyiz edilmediği anlaşılmakla, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle dava dosyasında somut ve kesin deliller bulunmasına rağmen sanığın beraatine karar verildiğine ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
B.Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Kişinin, namus ve iffetini ortaya koyarak bu şekilde iftirada bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılan mağdurenin kendisinin sorumlu olduğunu düşünmese dahi mahkemelerde ve çevrelerinde kendisinin suçlanacağı ve olayı tekrar tekrar anlatmak zorunda kalacağı konusundaki haklı kaygıları sebebi ile yaşanılan olay ailesi ile geç paylaştığına ve sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık ve katılan mağdure vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY Daire çoğunluğunca sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı kurulan beraat hükmünün onanmasına karar verilmiş ise de; İntikal tarihinde mağdurun arkadaşı tanık ... mağdurun annesini telefonla arayarak, mağdurun okul servis şoförü olan sanık tarafından cinsel istismara maruz kaldığını ancak ailesine anlatmaktan çekindiğini kendisine söylediğini bildirmiş, mağdurun annesi katılan ... mağdur ile konuştuğunda mağdur da olayı doğrulayarak sanık tarafından cinsel istismara uğradığını beyan etmesi üzerine olay adli mercilere intikal etmiştir. İntikal şekli doğal ve benzer olaylarda olduğu gibidir. Zira cinsel istismar mağduru çocuklar olayı genellikle ilk olarak güvendikleri bir kişiye (ebeveynlerine, aile büyüklerine, arkadaşlarına, ya da öğretmenlerine) anlatmaktadırlar. Mağdur olayı adli sürecin tüm aşamalarında aynı şekilde anlatarak normalde okul servisinden en son inen öğrenci olmadığını ancak birkaç defa servisten en son kendisinin indiğini, ilk olayda servisten en son ineceği sırada sanığın yanaklarından tutarak burnundan öptüğünü, ikinci olayın yarı yıl karne gününde olduğunu, o gün sanığın serviste en sona kendisini bıraktığını, farklı yerlerden götürdüğünü ve tam ineceği sırada kendine doğru çekerek dudağından öptüğünü, son olayda ise 15.02.2016 günü yine servisten en son ineceği sırada çenesinden tutup burnundan öptüğünü beyan etmiştir. Sanık suçlamayı kabul etmemiş, mağduru hiçbir zaman servisten en son indirmediğini, mağdurla bir husumetleri olmadığını beyan etmiştir. Mağdurla aynı servisi kullanan öğrencilerden bir kısmı tanık olarak dinlenmiş, tanık ... servisten en son kendisinin indiğini ancak bazı günler mağdurun kendisinden sonraya kalıp kalmadığını hatırlamadığını beyan etmiş, tanık ... ise mağdurun normalde serviste kendisinden önce indiğini ancak birkaç defa teyzesine yada bir akrabasına gitmek için kendisinden sonraya kaldığını, mağduru okulda ağlarken gördüğünü beyan etmiştir. Tanık ... mağdurun sınıf öğretmeni olduğunu, olay günü mağdurun ağladığını gördüğünü, ne olduğunu sorduğunda anlatmak istemediğini, yanındaki arkadaşının mağdurun serviste tacize uğradığını söylediğini bildirmiştir. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ile mağdur arasında asılsız suç isnadına neden olabilecek bir husumet bulunmaması, mağdurun olayları aşamalarda tutarlı şekilde ve aynı olay örgüsü ile anlatması, beyanlarında çelişki olmaması, sanığın mağduru hiçbir zaman serviste en son bırakmadığını beyan etmesine rağmen tanık ...'in beyanının bu hususta sanığı değil mağduru doğrulaması, son olaydan sonra mağdurun sınıf öğretmeni olan tanık ... tarafından ağlar vaziyette görülmesi ve ne olduğunu sorduğunda mağdurun yanındaki arkadaşının mağdurun serviste tacize uğradığını söylemesi karşısında mağdurun samimi, tutarlı ve tanık ifadeleriyle desteklenen beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olduğu ve beraat hükmünün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.