Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/12247 E. 2024/172 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12247
Karar No
2024/172
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/121 E., 2015/475 K. MAĞDURE : ... SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı, mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Kovuşturma evresinde Mahkemece ifadesinin alındığı 07.05.2015 günlü duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin, olaydan dolayı şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır. O yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyizleri açısından ise sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen Tebliğnameyle Daireye gönderilen dosyada belirlenen tarihte gerçekleştirilen duruşmaya müdafiin katılmadığı gözetilerek duruşmasız yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu iki kez işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında 2009 yılında işlendiği kabul edilen beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay, 2011 yılında işlendiği kabul edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ise aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkidir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanık hakkında her iki eylem yönünden de 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Kovuşturma evresinde Mahkemece ifadesinin alındığı 07.05.2015 günlü duruşmada on beş yaşından büyük olan mağdurenin, olaydan dolayı şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır. B. Sanık Müdafii İle O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin başkaca delille doğrulanmayan soyut beyanları, mağdurenin annesinin aşamalardaki anlatımları, tanık ...'nın görgüye dayalı olmayan ifadesi, sanık savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamedeki görüşe içerik itibarıyla iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/121 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/121 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/12247, K. 2024/172, T. 10.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-12247-e-2024-172-k-c628ea886b48