Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/12002 E. 2024/7759 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12002
- Karar No
- 2024/7759
- Karar Tarihi
DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/126 E., 2015/295 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM Beraat (sanıklar ... ve ...), mahkûmiyet (sanık ...) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Katılanlar vekilinin 06.10.2015 tarihinde vermiş olduğu temyiz süre tutum dilekçesi ile sanıklar hakkındaki hükmü temyiz etmesinin ardından 06.11.2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde sanık ... hakkında verilen karara katıldıklarını beyan etmesi karşısında bu sanık hakkında temyiz isteminden vazgeçtiği, yine 06.11.2015 tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden sanıklar ..., ... hakkındaki hükümleri temyiz ettiği, sanık ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını temyiz etmediği anlaşıldığından katılanlar vekilinin temyiz isteğinin sanıklar ..., ... hakkındaki hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildi. Sanıklar..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Mahkemece kurulan hükmün sanık ... müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihteki duruşma günü için yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve mazeret de bildirmediği anlaşılmakla DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oy birliğiyle karar verilerek dosya tetkik edildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar..., ... ve ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (... ve ... için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37. maddesi delaletiyle) suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 103/1-a, 103/2-3, 43, 109/1, 109/3-b, f, 109/5, 43 ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2015 tarihli ve 2014/126 Esas, 2015/295 Karar sayılı kararı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 103/2, 103/3, 103/6, 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 19 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109/1, 109/3-f, 109/3-b, 109/5, 43/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme şekilde nitelikli cinsel saldırı suçu ile zincirleme şekilde çocuğu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Dosyaya sunmuş oldukları vergi levhasından da anlaşılacağı üzere sanığın müvekkilinin 04.10.2009 tarihinde işe başlamış olup ilişki tarihinin 17.05.2009 tarihi olmasının mümkün olmadığına, mağdure on beş yaşını doldurduktan sonra tarafların cinsel ilişkiye girmiş olduğuna, atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 104/1. maddesi kapsamında kaldığına, sanık ile mağdure arasındaki ilişkinin rıza ile gerçekleştiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna ve itibar edilmemesi gerektiğine, sanık ile mağdurenin 17.05.2013 tarihine kadar herhangi bir ilişki yaşamadığına, 5237 sayılı Kanun'un 103/3. maddesini kabul etmediklerine, tarafların tanışmalarının servis dışında olduğuna, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun raporunu kabul etmediklerine, majör depresif bozukluğun kalıcı bir bozukluk olmadığına, rıza ile ilişkide dahi ruh sağlığının bozulduğuna karar verildiğine, mağdurenin taleplerinin yerine getirilmemesi üzerine şikayetçi olduğuna, sanık lehine takdiri indirimlerin uygulanması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Kararın hukuka aykırı olup bozulması gerektiğine, sanıklar ... ve ...'in beraat etmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık ...'nin eşi olan sanık ... ile mağdurenin kendi evlerinde ilişkiye girmesine göz yumduğuna, ...'in ise sanık ...'in mağdureyi evine getirmesine engel olmadığına, suç işlemesine yardımcı olduğuna ve diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Katılanlar Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla beraat hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Müdafiinin Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir. Suç tarihinin mahallinde 30.12.2013 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ... müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.09.2024 tarihinde karar verildi.