Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/11394 E. 2024/6298 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11394
- Karar No
- 2024/6298
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2012/143 E., 2015/289 K. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 3, 4, 43/1, 31/3, 31-son cümle, 62/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın bozulması talebine ve sair hususa ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Kabule göre suça sürüklenen çocuğun, bahse konu kursta dönem dönem öğrencilere ders verdiği ve bunun karşılığında da para aldığı, ders verdiği öğrencilere karşı koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunduğu ve eylemini gözetimi altında bulunan mağdura karşı işlediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 103/3. maddesi gereğince ceza miktarının yarı oranında arttırılması yoluna gidilmiş ise de suça sürüklenen çocuğun beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun bahse konu kursta herhangi bir görevinin olmadığı, kendisinin de eğitim alan öğrencilerden olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun kursa gelen diğer öğrenciler ve mağdur üzerinde 5237 sayılı Kanun'un 103/3. maddesi kapsamında değerlendirilen koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişilerden olduğundan bahisle temel cezada artırım yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Mağdurun aşamalardaki anlatımları, katılan beyanları, savunma ve raporlar ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, mağdurun maruz kaldığı eylemi suça sürüklenen çocuğun cebirle gerçekleştirdiğine dair bir anlatım ve delil olmaması, ayrıca mağdurun anüsünde meydana gelen hiperemi, laserasyonun vücuda organ ve sair cisim sokulmasının neticesi olduğu nazara alındığında eylemin on beş yaşından küçük mağdura karşı cebir kullanılmak suretiyle işlendiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 103/4. maddesi gereğince cezada artırım tatbiki suretiyle fazla cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Mağdurun aşamalardaki anlatımları, katılan ve tanıkların beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, olay tarihinden önce suça sürüklenen çocuğun mağdura karşı eylemini değişik zamanlarda birden fazla kez zincirleme olarak işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında değişik zamanlarda gerçekleştirdiğinden bahisle hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince artırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.06.2024 tarihinde karar verildi.