Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/10078 E. 2023/7679 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10078
- Karar No
- 2023/7679
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/302 E., 2015/292 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2014/4731 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2014/302 Esas, 2015/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Mahkemece çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken organ sokmaya dair beyan ve rapor olmadığı gerekçesiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuk aleyhine kararın bozulması istemine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Dosyada akli dengesi bozuk suça sürüklenen çocuğun çelişkili beyanlarından başka fiilin gerçekleştiğine dair delil olmadığına, ayrıca Mahkemece suça sürüklenen çocuğun cezai ehliyeti bulunmadığına ilişkin savunmalarının dikkate alınmadığına, mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının hiç tartışılmadığına, dosyada eylemin cebir ve tehditle gerçekleştiğine dair delil olmadığından yapılan artırımın hatalı olduğuna, ayrıca katılan mağdurun, suça sürüklenen çocuğun tahakkümü altına girmediğinden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının da oluşmadığına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; suça sürüklenen çocuk (SSÇ) ...'ın olay tarihinde dedesine ait evin önünde oyun oynayan ve olay tarihi itibariyle altı yaşının içinde bulunan katılan mağdurun yanına geldiği ve katılan mağduru zorla kucaklayarak evin yakınında bulunan boş metruk bir eve götürdüğü, sonrasında bu metruk ev içerisinde katılan mağdura hitaben "seni sinkaf edeyim mi, yapayım mı" diye sorduğu, katılan mağdurun olumsuz cevap vermesi üzerine katılan mağdura sarılıp tekrar kucakladığı ve katılan mağdurun arkasına geçip zorla pantolonunu indirdiği, katılan mağdurun baş ve gövdesini öne doğru bastırmak suretiyle indirdiği, sonrasında cinsel organını katılan mağdurun anüsüne sürtmeye başladığı, ancak katılan mağdurun bağırmasını duyan dedesi tanık ...'in olay yerine gelmesiyle birlikte tanığı gören SSÇ'nin katılan mağdurun yanından kaçıp uzaklaştığı katılan mağdur beyanı, suça sürüklenen çocuğun savcılıkta ikrar içeren ifadesi ve tanık beyanlarıyla anlaşılmış, her ne kadar SSÇ'nin cinsel istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği iddia olunmuş ise de, katılan mağdurun anal bölgesinde fiili livata bulgusu olmadığına dair doktor raporu, katılan mağdurun aşamalardaki ifadesinde organ sokmanın gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmaması hususları dikkate alınarak SSÇ'nin çocuğun cinsel istismarı suçundan lehine olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükmünün suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi, kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen suça sürüklenen çocuk hakkında "olay sırasında başka suç işlemesi göz önüne alınarak cezanın ertelenmesi halinde başka suç işlemeyeceği hususunda mahkememize kanaat gelmediğinden" şeklindeki uygun olmayan gerekçeyle lehe olan hükmün uygulanmaması hukuka aykırı görülmüştür. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuğun eylemin gerçekleştiği yere cebir, tehdit veya hile kullanmaksızın katılan mağdurla birlikte gittiklerine dair savcılıktaki savunması ve katılan mağdurun kovuşturma evresinde ifadeden kaçınması karşısında katılan mağdurun zorla kolundan tutularak götürüldüğüne dair katılan mağdurun hazırlıkta alınan beyanı dışında delil olmadığından suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/302 Esas, 2015/292 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteklerinin yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.