Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/10005 E. 2023/4890 K. – Çocuğun Cinsel

Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10005
Karar No
2023/4890
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1 E., 2015/59 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli, 2015/1 Esas, 2015/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.05.2019 tarihli ve 14-2019/48975 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Olayın ortaya çıkış şeklinin doğal olduğuna, mağdurenin beyanlarının samimi olup tanık beyanlarıyla da doğrulandığına, sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Süre tutum dilekçesi ile kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanık hakkında açılan davanın dayanağının mağdurenin ...'ndeki velayet davası kapsamında alınan sosyal inceleme raporuna yansıyan anlatımlarının olduğu, bu anlatımların hiçbir maddi kanıt ile desteklenmediği, mağdurenin anlatımları ile babaannesinin anlatımlarının çelişkili olduğu, mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli olacak düzeyde kesin deliller bulunmadığı sonucuna varılarak sanığın beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısı Ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Olayın intikal şekli, suç tarihinde on yaşında olan mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve samimi beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay tarihinde üvey kızı olan mağdurenin dudağından öpüp vücuduna dokunmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından, mahkumiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. O Yer Cumhuriyet Savcısı Ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli, 2015/1 Esas, 2015/59 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/10005, K. 2023/4890, T. 06.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-10005-e-2023-4890-k-d122a0661a36