Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3199 E. 2026/3527 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3199
Karar No
2026/3527
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1265 E., 2025/396 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/41 E., 2023/47 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 24... parsel sayılı 2.215,25 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, “İş bu parsel üzerinde bulunan zeytin ağaçları ... oğlu ... tarafından dikilmiştir.” şerhi verilmek suretiyle “narenciye bahçesi ve tarla” vasfıyla ve 1 24... parsel sayılı 1.376,04 m² yüzölçümündeki taşınmaz da “narenciye bahçesi" vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde kain batısı yol, doğusu yol, kuzeyi yol, güneyi davacıya ait tapulu taşınmaz ile çevrili 2.289,02 m² miktarındaki tapusuz taşınmaz ile batısı 2/B vasıflı taşınmaz, doğusu müvekkiline ait tapulu taşınmaz, kuzeyi 2/B vasıflı taşınmaz ve davacıya ait tapulu taşınmaz, güneyi 3. kişilere ait tapulu taşınmaz ile çevrili 1.356,25 m² miktarındaki taşınmazın 50-60 yıldır müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olup kültür arazisi vasfında olduğunu, önceleri taşınmazlara arpa, buğday, mısır, pamuk ekilmekte iken şimdi narenciye bahçesi olarak kullanıldığını, taşınmazların müvekkili adına tescili için kanunun aradığı olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, iki parça taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının satın alma başvurusunda bulunduğunu ve ecrimisil ödediğini, dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağını, davacının zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet, hak düşürücü süre ve dava açma süresi yönünden itiraz etiklerini, müvekkili yönünden davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin tescili mümkün olmayan yerlerden olabileceğini ve orman idaresinin davaya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli ve 2017/326 Esas ve 2020/18 Karar sayılı kararı ile taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, orta malı yahut hizmet malı olmadığı, imar ihya için davacı tarafından süre gelen zilyetlik dolayısıyla belirli bir para, emek ve mesainin harcanılmış olduğu ve davacı tarafından kazanmaya ilişkin koşulların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüyle, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 22.03.2019 havale tarihli ek rapora ekli krokide dava konusu (A) harfiyle gösterilen 2.289,02 m²lik bahçe niteliğindeki taşınmazın ve dava konusu (B) harfiyle gösterilen 1.356,25 m²lik bahçe niteliğindeki taşınmazın davacı ... oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.04.2021 tarihli ve 2020/697 Esas ve 2021/380 Karar sayılı kararı ile yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli olmadığı gerekçesiyle, davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.4-6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonrası ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli ve 2021/203 Esas ve 2021/447 Karar sayılı kararı ile dava dilekçesi ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaza 1 24... parsel, (B) harfi ile gösterilen taşınmaza 1 24... parsel numarasının verildiği, 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince Muğla Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-c, 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli Muğla Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1 24... parsel sayılı taşınmazın (A) harfli bölümünün ve 1 24... parsel sayılı taşınmazın imar ve ihyalarının en geç 1971 yılında tamamlandığı, 3402 sayılı Kanun'un 17. ve 14. maddeleri uyarınca davacı lehine şartların oluştuğu, 1 24... parsel sayılı taşınmazın (B) harfli bölümünün yapılan değerlendirilmesinde ise teknik bilirkişilerin bilimsel veriler içeren raporunda taşınmazın imar ve ihyasının 2012 yılında tamamlandığının belirlendiği, dava tarihinin 2017 yılı olması nedeniyle 2017 yılına kadar kanunda aranan 20 yıllık sürenin dolmadığı, çoğun içinde azı da vardır kuralı gereğince bu bölüm üzerinde yer alan zeytin ağaçlarının ve nar ağaçlarının muhdesat olarak tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle, davaya konu edilen taşınmazın, bilirkişi raporunda tutanak düzenlenmeyen ve yol olarak bırakılan 95,43 m² yüzölçümlü bölüm yönünden karşı görevsizlik kararı vermek üzere bu dosyadan tefrikine, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davalı Hazinenin taşınmazların Hazine adına tescil talebinin kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 24... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 24.02.2023 havale tarihli bilirkişi raporunun ek 16 da yer alan ve "koordine özetli alan hesap krokisi" başlıklı krokide (A) harfi ile gösterilen 1.238,45 m² bölümün ifrazı ile aynı adanın farklı parsel numarası verilerek narenciye bahçesi ve tarla vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, 24.02.2023 havale tarihli bilirkişi raporunun ek 16 da yer alan ve "koordine özetli alan hesap krokisi" başlıklı krokide (B) harfi ile gösterilen 976,80 m² bölümün aynı ada parsel numarası ile narenciye bahçesi ve tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, bu bölümde yer alan zeytin ağaçlarının ve nar ağaçlarının davacıya ait olduğunun 3402 sayılı Kanunun 19. maddesi gereğince muhdesat olarak tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 1 24... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 1.376,04 m² yüzölçümlü olarak narenciye bahçesi vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1 24... ve 9 parsellerin, davacı tarafından, komşu tapulu eski 152, yeni 1 24... parsel sayılı taşınmazla birlikte bir bütün halde dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla zamandan beri malik sıfatıyla nizasız fasılasız kullanıldığı ve 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesinde düzenlenen mülkiyet edinme şartlarının davacı lehine gerçekleştiği, 1 24... parselin, teknik bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen kısmının da komşu tapulu taşınmaz gibi kısmen sürülüp, kısmen de meyve ağaçları yetiştirilerek kullanıldığı, bu kısım yönünden de imar-ihya faaliyetinin tamamlandığı, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b/2. maddesi gereğince kabulü ile kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kabulü ile 1 24... parselin 2.215,25 m² yüzölçümünde narenciye bahçesi ve tarla niteliği ile 1 24... parselin 1.376,04 m² yüzölçümünde narenciye bahçesi niteliği ile davacı adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların zilyetlikle iktisap edilecek yerlerden olmadığını, eksik inceleme sonucunda karar verildiğini ve imar-ihya şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşup oluşmadığı ve beyanlar hanesine muhdesat şerhi verilmesi isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir. 1. Davalı Hazine vekilinin 1 24... parsel sayılı taşınmaz ile 1 24... parsel sayılı taşınmazın 24.02.2023 havale tarihli bilirkişi raporunun ek 16 da yer alan ve "koordine özetli alan hesap krokisi" başlıklı krokide (A) harfi ile gösterilen 1.238,45 m² bölüme ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin 1 24... parsel sayılı taşınmazın 24.02.2023 havale tarihli bilirkişi raporunun ek 16 da yer alan ve "koordine özetli alan hesap krokisi" başlıklı krokide (B) harfi ile gösterilen 976,80 m² bölüme ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde; bilirkişi heyet raporunda 2012 yılındaki hava fotoğrafı ile 20 16... tarihli Google Earth görüntülerinde (B) bölümünün temizlenerek sıra halinde ağaç dikilmek suretiyle kullanıldığı, 2012 yılından itibaren tasarrufta bulunulduğu ve tarımsal faaliyet yapıldığının belirtildiği, 2009 yılı ve sonraki yıllara ait hava fotoğraflarında bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitin denetlenebildiği, netice olarak dava tarihi olan 2017 yılına kadar kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin tamamlanmadığı, imar-ihya şartlarının oluşmadığı ve İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu anlaşılmakla bu kısmın "narenciye bahçesi" vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi ile birlikte dava konusu yerdeki ağaçların davacıya ait olduğu yönünde tapunun beyanlar hanesine muhdesat şerhi verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, (V.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3199, K. 2026/3527, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3199-e-2026-3527-k-25a3c0b81222