Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/254 E. 2025/3010 K. – Kadastro Tespitin

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/254
Karar No
2025/3010
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/18 E., 2021/13 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Kadastro sırasında; ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 312 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, üç katlı kargir ev ve bahçesi niteliğinde, yüzölçümü hanesi boş bırakılarak asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... adına, 312 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ise, üç katlı kargir ev ve bahçesi niteliğinde, yüzölçümü hanesi boş bırakılarak asıl davada davalı ... adına tespit edilmiştir. Asıl davada davacı ... vekili, vekil edenin malik sıfatıyla zilyedi bulunduğu taşınmaza, davalı tarafından hakkı olmadığı halde elatıldığını ve ev inşasına başlandığını açıklayarak, elatmanın önlenmesine ve müdahale edilen alandaki inşaatın yıkılmasına karar verilmesini istemiş, dava konusu yerde kadastro çalışmaları başlamış olması nedeniyle dosya görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, kal talebine ilişkin dava tefrik edilmiştir. Birleşen davacı, (tefrik ve birleşme kararlarından sonra) dava konusu 312 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, ortak muristen intikal ettiğini, davalı adına yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek, tespitin iptali ile mirasçılar adına eşit hisse olarak tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında vefat eden .. mirasçıları davaya müdahale olmak istediklerini beyan etmişlerdir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... Asliye Hukuk Mahkemesinin; 01.07.2010 tarihli ve 2009/93 Esas, 2010/162 Karar sayılı kararı ile inşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora göre elatılan yer ve kal bedelinin toplam 5.290,56 TL olması nedeniyle dava değerine göre görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2010 tarihli kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.05.2015 tarihli ve 2015/8537 Esas, 2015/11378 Karar sayılı kararıyla, ''...Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Açıklanan kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca; Mahkemece mülkiyet uyuşmazlığı hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ... Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesine, (şayet tutanaklar hakkında Kadastro Mahkemesi'nde dava sözkonusu ise anılan dava dosyasını numarası belirtilerek) 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesi'nin görev alanı dışında kalan (Kadastro Mahkemesi yıkım istekli davalara bakamaz) yıkım isteği bakımından HUMK'un 46. (HMK'nin 167 md) maddesi gereğince ayırma (tefrik) kararı verilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına ve bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi gerekirken, Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir...'' gerekçesi ile görevsizliğe ilişkin karar bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada, 312 ada 1 parsel ve 2 parsel sayılı taşınmazlar arasında sınır ihtilafı olduğu, yapılan keşifte mahalli bilirkişilerin sınıra ilişkin bilgilerinin olmadığı, tanıkların ise iki yapı arasında öncesinde 50-60 cmlik boşluğun olduğunu ancak boşluk olan bu kısmın kime ait olduğunu bilmedikleri, keşif esnasında dava konusu parseller üzerinde bulunan evlerin bitişik nizam şeklinde olduğu ve gerek ilçe merkezinde gerek civar köylerde coğrafi şartlar nedeniyle taşınmaz sıkıntısı bulunduğundan bitişik nizam ev yapılarına sık sık rastlandığı, taşınmazlar üzerinde binaların bulunması nedeniyle iki parseli ayırıcı nitelikte sabit sınırın tespitinin yapılamadığı, tarafların karşılıklı hukuki yararları da gözönünde bulundurulduğunda davacının davasını ispat edemediği, ... köyü 312 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tarafların murisi ...'ya ait olduğu, ...'nın vefatından sonra mirasçılarına kaldığı ancak mirasçıları arasında fiili taksim yapılıp yapılmadığı konusunda mahalli bilirkişi ve tanıkların net bilgisi olmadığı, mirasçıların miras paylaşımı yapmadıklarını beyan etmeleri de dikkate alındığında ...'nın mirasının paylaşılmadığı gerekçeleri ile asıl davada, davacı tarafından açılan elatmanın önlenmesi davasının reddine, ... ili ... ilçesi ... köyü 312 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 18.01.2021 fen bilirkişi raporunda ekli krokide kırmızı renk ile belirtilen 86,20 m² yüzölçümünde üç katlı kargir ev ve bahçe vasfı ile davalı ... adına tespit ve tapuya tesciline, birleşen davada, ... ili ... ilçesi ... köyü 312 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın kabulü ile, 18.01.2021 fen bilirkişi raporunda ekli krokide kırmızı renk ile belirtilen 142,95 m² yüzölçümünde üç katlı kargir ev ve bahçe vasfı ile ... oğlu, 01.07.1904 doğumlu ...'nın miras payı 288 pay kabul edilerek 96 payın ..., 12 payın ..., 16 payın ..., 16 payın .., 16 payın .., 8 payın ...’ya, 8 payın ..., 4 payın ..., 4 payın ..., 4 payın ..., 4 payın ...’a, payın ..., 32 payın ..., 32 payın .., 32 payın ... adına belirlenen payları oranında tespit ve tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada, tanık beyanlarına göre, davalının dava konusu taşınmaza müdahalede bulunduğunun anlaşıldığını, davalının yapmış olduğu bina sebebi ile vekil edeninin taşınmazının zarar gördüğünü, ortaya çıkan zararın bilirkişi raporunda belirtilen değerden fazla olduğunu, birleşen davada 312 ada 1 parsel sayılı taşınmazın satın alma ve taksim ile kendisine düştüğünü, taksim iddiası kabul edilse dahi taşınmaz üzerindeki 3 katlı binanın muristen kalmış gibi hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, şerh verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683. maddesi uyarınca açılan elatmanın önlenmesi, birleşen dava ise tespite itiraza ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davacı, birleşen davalı vekilinin dava konusu 312 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Asıl davada davacı, birleşen davalı vekilinin dava konusu 312 ada 1 parsel taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, aşağıdaki yazılı husus dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Dava konusu 312 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 3402 sayılı Kanun'un 19/2 nci maddesinde; taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği düzenlenmiştir. Diğer bir anlatımla muhdesatının sahibi ile kullanıcısının farklı kişilerin olması halinde beyanlar hanesinde sahibinin isminin yazılması gerektiği, feri nitelikte bulan kullanıma değer verilemeyeceği tartışmasızdır. Mahkemece, dava konusu 312 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mirasçılar adına tesciline karar verilmiş olması dosya kapsamına uygun olarak doğru ise de, bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan bina ile ilgili olarak az yukarıda bahsedilen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 19/2. maddesi uyarınca bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. O halde, Mahkemece yapılması gereken iş, birleşen davada davacı .. ve murisin kızı ...'nın kızı asli müdahil .. .. yargılama sırasında bina ile ilgili verdiği beyanlar, yine dosya kapsamında yapılan keşiflerde dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile keşif sonrası alınan bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirilerek, taşınmaz üzerinde yer alan binanın kaç katlı olduğu, tüm katların asıl davacı tarafından yapılıp yapılmadığı, murise ait olup sonradan yapılmış eklenti olup olmadığı gibi husuların tespit edilerek, oluşacak sonuca göre, taşınmaz üzerinde yer alan bina ile ilgili olarak 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi uyarınca bir karar vermek olmalıdır. Bu hususlar düşünülmeden, taşınmaz üzerinde yer alan muhdesatla ile ilgili bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir. Yine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, Mahkemece, 312 ada 1 parsel sayılı taşınmazda mirasçı ...'nın payı hatalı yazılmış olup, bu şekilde, pay payda uyumsuzluğu yaratılarak infazda tereddüt meydana getirilmesi de doğru görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin 312 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parsel yönünden ONANMASINA, Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 312 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bu parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/254, K. 2025/3010, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-254-e-2025-3010-k-5eee65009e4f