Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4809 E. 2025/2884 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4809
Karar No
2025/2884
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/283 E., 2021/325 K. DÜZELTME TALEP EDEN : Davalı Hazine vekili Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 08.05.2024 tarihli ve 2021/17767 Esas, 2024/3098 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyünde kain sınırlarını belirttiği 5 adet taşınmaza 40 - 45 yılı aşkın süredir davacı ... tarafından zilyet edildiğini, kadastro çalışmaları esnasında taşınmazların bağ - bahçe oldukları halde orman kadastrosu yapılacağından bahisle tespit harici bırakıldığını, taşınmazların eski tapu kayıtlarının da bulunduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 713. maddesi kapsamında zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazların davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevaplarında davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.02.2016 tarihli ve 2015/6494 Esas, 2016/2334 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece her ne kadar, eksik harcın verilen kesin süre içinde yatırılmadığından söz edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de verilen kararın dosya kapsamına ve usûle uygun olmadığı, davacı vekilinin, dava dilekçesinde 5 farklı taşınmaz hakkında tescil isteminde bulunduğu, mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan fen bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritasında dava konusu edilen taşınmazların (A), (B), (C), (D) ve (E) harfleriyle gösterildiği, Mahkemece verilen kesin süre üzerine davacı vekili, (D) ve (E) harfleriyle gösterilen taşınmazlar yönünden eksik harcı tamamladığını belirterek bu taşınmazlar yönünden davaya devam edilmesini, diğer taşınmazlar hakkındaki davanın ise tefrik edilmesini talep ettiği, dosya içindeki belgelerden davacı vekilinin (D) ve (E) harfleriyle gösterilen taşınmazların değeri üzerinden eksik harcı yatırdığının anlaşıldığı, fen bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen taşınmazlar yönünden eksik harç tamamlanmadığına göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ve bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değil ise de; çekişmeli taşınmazlar bir bütün olmadığına ve dava bölünebildiğine göre, mahkemece harcı tamamlanan taşınmazlar yönünden davaya devam etmek ve harcı tamamlanmayan taşınmazlar yönünden yazılı olduğu gibi karar vermek gerekirken, tüm taşınmazlar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan tapulama harici bırakılan ve fen bilirkişileri ... ve ... tarafından tanzim edilen 19.09.2013 tarihli bilirkişi raporu ekinde krokide (A), (B), (C) harfleri ile gösterilen taşınmazlara ilişkin harcın yatırılmaması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara ilişkin temyiz incelemesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.02.2016 tarih ve 2015/6494 Esas, 2016/2334 Karar sayılı ilamıyla temyiz itirazının reddine karar verildiğinden, bu taşınmazlara ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan tapulama harici bırakılan ve fen bilirkişileri ... ve ... tarafından tanzim edilen 19.09.2013 tarihli bilirkişi raporu ekinde krokide (D) harfi ile gösterilen 2.523,63 m²'lik taşınmaz ile krokide (E) harfi ile gösterilen 8.619,12 m²'lik alana ilişkin davasının kabulü ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli ve 2018/1931 Esas, 2018/6469 Karar sayılı ilamıyla; "Dava konusu taşınmazların bulunduğu ... köyünde kadastro çalışmaları yapıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinde, kadastro mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağının açıklandığı, 27. maddesinde de yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceğinin belirtildiği, bu nedenle mahkemece tutanak düzenlenen bölümler belirlenerek bu bölümler hakkında görevsizlik kararı verilmesi şayet tutanak düzenlenmeyen kısım varsa bu kısım hakkında ise asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; (E) harfi ile gösterilen kısım yönünden dava, dosyadan tefrik edilmiş, (D) harfli kısım yönünden ise Asliye Hukuk Mahkemesinde davaya devam edilmesi gerekirken görevsizlik karar verilmiş, bu karara istinaden dava dosyası ... Kadastro Mahkemesinin 2020/28 Esas sırasına kaydedilmiş ve burada yapılan yargılamada da (D) harfli kısım yönünden karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince (D) harfli dava konusu yer için ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir. Merci tayini sonrası, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan tapulama harici bırakılan ve fen bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen 19.09.2013 tarihli bilirkişi raporu ekinde (D) harfiyle gösterilen ve koordinatları belirtilen 2.523,63 m²’lik taşınmaza yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2024 tarihli ve 2021/17767 Esas, 2024/3098 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararı onanmıştır. Davalı Hazine vekili tarafından bu defa onama ilamına yönelik olarak karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinde yapılmış olan bir orman kadastrosu bulunmamaktadır. Arazi kadastrosu ise 1982 yılında yapılmıştır. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme istemleri yerinde görülmemiştir. 2. Dosya arasına gelen 16.11.2020 tarihli Kadastro Müdürlüğü yazısı ile parsel sorgu sayfasından yapılan araştırma neticesinde, fen bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen dava konusu taşınmazın halen Ilısu Baraj gölü alanında daimi olarak sular altında kaldığı anlaşılmış olup, taşınmazın sular altında kalmasından önce yapılan keşif ve alınan raporlara göre de davacı ... lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlendiğine göre, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın su altında kaldığı ve bu nitelikteki yerlerin tapu kütüğüne tescilinin mümkün olmadığı göz önüne alınarak, davacı ... lehine mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tescil kararı verilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekirken maddi hataya dayalı olarak onandığı anlaşılmakla, Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 08.05.2024 tarihli ve 2021/17767 Esas, 2024/3098 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan "..taşınmaza yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" ifadesinin hükümden çıkarılarak, yerine "...taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine" cümlesinin eklenmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4809, K. 2025/2884, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4809-e-2025-2884-k-7dee579d64cc