Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4777 E. 2024/5689 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4777
Karar No
2024/5689
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1736 E., 2024/1015 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın usulden reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/539 E., 2023/581 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Kırşehir ili ... ilçesi ... köyü 187 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi kapsamında tescil harici alanların tescil edilmesine esas yapılan çalışmalar neticesinde davalı ... adına tescil edildiğini, kadastro tutanaklarında Tarım Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünün 12 Temmuz 1968 tarihli yazılarına istinaden orman olduğu gerekçesiyle tescilleri yapılmayan, daha sonra 2017 yılında 124 nolu Orman Kadastro Komisyonunca söz konusu birimden yapılan orman kadastrosu sonucu sarı boyalı orman sayılmayan yer olarak belirlenen alanda kalan, buna göre 3402 sayılı Kanunu’nun 7 inci maddesine göre sınırlandırılması yapılan tapu ve vergi kaydına rastlanılmayan taşınmazın Devletin Hüküm ve Tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan, zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden iken davalı adına tespitinin yapıldığını, kadastro tutanaklarında belirtildiği şekilde "orman olduğu gerekçesiyle tescilleri yapılmayan" taşınmazların Hazine adına tescillerinin yapılması gerekirken, 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8 inci maddesi çalışmalarında bilirkişi beyanlarıyla davalı adına tescil edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını belirterek, davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerindeki şerhlerin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, taşınmazın tapuda ... adına kayıtlı olması nedeniyle davacı vekilince 19.11.2021 tarihli dilekçe ile taraf değişikliği yapılarak davanın davalı sıfatı ile ...'a yöneltilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü ve 17 nci maddesinde düzenlenen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, taraf sıfatının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 114/1-d maddesi uyarınca dava şartları arasında sayıldığı, dava şartlarının yargılamanın her aşamasında, istek olmaksızın, istinaf edenin sıfatına bakılmaksızın resen gözetilmesi gerektiği, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt malikine karşı açıldığı, usul hukukunda davaya dahil etme şeklinde bir müessese bulunmadığı, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişinin, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatı kazanamayacağı, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliğinin olanaklı bulunmadığı, öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesi uyarınca bir davada tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi ve yine belirtilen şartların varlığı halinde yanlış gösterilen tarafın düzeltilmesi veya eksik gösterilen tarafın tamamlanmasının söz konusu olduğu, somut olayda ise çekişmeli taşınmazın dava tarihinden bir yıl üç ay önce ...'a, ondan da 08.09.2020 tarihinde ...'a satıldığı halde tapu ve nüfus bilgilerine gerek fiziki gerek elektronik ortamda erişim imkanına sahip olan davacı Hazine tarafından ilk tapu maliki ...'in davada taraf olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıdan kaynaklanmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın pasif husumet yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasa koyucunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesi ile usul ekonomisi ilkesini gözeterek yargılamaların daha hızlı yürütülmesi ve sürüncemede kalmamasını hedeflediğini, dava dilekçesinde tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıdan kaynaklandığını, kurum aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4777, K. 2024/5689, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4777-e-2024-5689-k-cf606faaae6d