İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/331 E. 2024/104 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/331
- Karar No
- 2024/104
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/331 Esas KARAR NO : 2024/104 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2024 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 G.K. YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili aleyhine Küçükcekmece İcra Müdürlüğü .... E. Numaralı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile; (28/02/2023 keşide tarihli .... seri nolu 200.000,00 TL bedelli çek, 31/03/2023 keşide tarihli ... seri nolu 200.000,00 TL bedelli çek, 30/06/2023 keşide tarihli ... seri nolu 200.000,00 TL bedelli çek, 28/02/2023 keşide tarihli .... seri nolu 250.000,00 TL bedelli çek,) Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. Numaralı dosyası ile genel haciz takip yolu ile (31/03/2023 keşide tarihli .... seri nolu 450.000,00 TL bedelli çek), Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E. Numaralı dosyası ile genel haciz takip yolu ile (31.12.2022 keşide tarihli ... seri nolu 100.00,00 TL bedelli çek, 31.01.2023 keşide tarihli ... seri nolu 100.000,00 TL bedelli çek) çekler nedeniyle icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkili tarafından takibe konu çeklerin düzenlenmediğini, çek üzerine atılı imzaların müvekkiline ait olmadığını, davalı tarafla herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple davalı tarafça açılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, telafisi güç zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması için öncelikle ve ivedilikle HMK madde 390 uyarınca teminatsız olarak Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... E., Küçükçekmece İcra Dairesi .... E. ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı takiplerin ihtiyaten durdurulmasını ve davalının haksız ve kötüniyetli olduğu açık olduğundan dolayı davalının fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini ve dava konusu çekin hükümsüzlüğüne karar verilmesini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. sayılı, Küçükçekmece İcra Dairesi .... E. sayılı ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takiplerinin iptaline, müvekkilin takip konusu çekler ve icra takipleri yönünden borçsuz olduğunun tespitine, kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 19/09/2024 tarihli ara karar ile;"Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde sunmasının istenmesi için davetiye çıkarılmasına, sunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına," hussunda davacı vekiline ihtaratlı davetiye çıkartılmıştır. Davacı vekili uyap üzerinden sunduğu beyan dilekçesinde; "tarafımızca arabuluculuk başvurusu yapılmamış olup doğrudan huzurdaki dava açılmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir. Bu konuda Yargıtay'ın kararı da açıktır. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır. Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, 2020/932 Esas sayılı, 2020/5773 Karar numaralı Kararı) 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun'un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekillerinin arabuluculuk aslını mahkememize sunmadığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi; " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " şeklindedir. Davacı tarafça dava açılmadan önce özel dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığı, davacı vekili sunduğu dilekçesinde "tarafımızca arabuluculuk başvurusu yapılmamış olup doğrudan huzurdaki dava açılmıştır." şeklinde beyanda bulunduğu, dava konusu uyuşmazlığın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, buna ilişkin davalarda zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu ve dava şartı olarak kabul edildiği, bu nedenle işbu dosyada arabuluculuğa başvurulmadığı sabit olan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının özel dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 27.961,27-TL peşin harçtan mahsubu ile 27.533,67-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı taraflara İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen oy birliği ile verilen açıkça okundu. 03/10/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı