Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1997 E. 2026/3535 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1997
Karar No
2026/3535
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/137 E., 2019/55 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili ile müşterek dilekçeleriyle davalılar ..., ..., ..., ... ve ... ile yine müşterek dilekçeleriyle davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) uyarınca yapılan ve 25.02.1950 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman tahdidi, 1966 yılında tapulama çalışması ve 2013 yılında ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi çalışmaları bulunmakta olup, arazi kadastrosu sırasında Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1605 parsel 23.01.1953 tarih, Cilt:70, Sayfa:16, Sıra:33 numaralı tapu kaydına dayalı olarak 13.590,00 m² ve tarla vasfıyla Mehmet oğlu ... adına, 1620 parsel 35.10,00 m² ve tarla vasfıyla irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak ... oğlu ... adına, 1626 parsel 2.380,00 m² ve tarla vasfıyla irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak ... oğlu ... adına, 1624 parsel 2.290,00 m² ve tarla vasfıyla irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak ... oğlu ... adına, 1631 parsel 4.580,00 m² ve tarla vasfıyla irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak ... kızı ... adına tespit edilmiş, dava konusu yerlerin ... köyü halkına ait 314 kütük ve 912 parselde ekli tapu kayıtlarının hudutları içinde kaldığı, tapu kaydının 1584 parselden 1638 parsele kadar ve 17 94... parselleri kapsadığına yönelik yapılan ayrı ayrı itirazı üzerine komisyon kararları ile itirazların reddine karar verilmiştir. 2. ... Tapulama Hâkimliğinin 1967/285 Esas sayılı dosyasında davacılar ... ve arkadaşları tarafından ... aleyhine açılan davada 1967/285 Esas, 1972/52 Karar sayılı kararı ile davacıların tapusunun kapsamı dışında kaldığı ve davalının 30 seneden beri zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1972/7579-7554 Esas ve Karar sayılı ilamı ile yeniden tapu kaydı uygulaması yapılması, orman araştırması yapılması gerektiği, gerçek hak sahibinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, ... Kadastro Mahkemesinin 18.05.1999 tarihli ve 1999/16 Esas ve 1999/39 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 1999/14 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. 3. ... Tapulama Hâkimliğinin 1967/284 Esas sayılı dosyasında davacılar ... ve arkadaşları tarafından ... aleyhine açılan davada 1967/284 Esas-1972/51 Karar sayılı kararı ile davacıların tapusunun kapsamı dışında kaldığı ve davalının 50 seneden beri zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1972/7574 Esas, 1972/7541 Karar sayılı ilamı ile yeniden tapu kaydı uygulaması yapılması, orman araştırması yapılması gerektiği, gerçek hak sahibinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına verilmiş, ... Kadastro Mahkemesinin 18.05.1999 tarihli ve 1999/15 Esas ve 1999/38 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 1999/14 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. 4. ... Tapulama Hâkimliğinin 1967/290 Esas sayılı dosyasında davacılar ... ve arkadaşları tarafından ... aleyhine açılan davada, 1967/290 Esas ve 1972/56 Karar sayılı kararı ile taşınmazın davacıların tapusunun kapsamı dışında kaldığı ve davalı ...’ın 35 seneden beri zilyetliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine ve tespit gibi tescile karar verilmiş, davacılar vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1972/7578 Esas, 1972/7555 Karar sayılı ilamı ile yeniden tapu kaydı uygulaması yapılması, orman araştırması yapılması gerektiği, gerçek hak sahibinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, ... Kadastro Mahkemesinin 18.05.1999 tarihli ve 1999/18 Esas, 1999/40 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 1999/14 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. 5. ... Tapulama Hâkimliğinin 1967/279 Esas sayılı dosyasında davacılar ... ve arkadaşları tarafından ... aleyhine aleyhine açılan davada, 1967/279 Esas-1972/14 Karar sayılı kararı ile taşınmazın davacıların tapusunun kapsamı dışında kaldığı, tespitte uygulanan davalı tapusunun kapsamında kaldığı ve davalının tasarrufunda bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1973/706 Esas, 1973/572 Karar sayılı ilamı ile yeniden tapu kaydı uygulaması yapılması, orman araştırması yapılması gerektiği, gerçek hak sahibinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, ... Kadastro Mahkemesinin 27.11.2012 tarihli ve 1999/64 Esas ve 2012/15 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 1999/14 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. 6. ... Tapulama Hâkimliğinin 1967/282 Esas sayılı dosyasında davacılar ... ve arkadaşları tarafından ... aleyhine açılan davada 1967/282 Esas-1972/49 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1972/7685 Esas, 1972/7546 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, ... Tapulama Hakimliğinin 1973/25 Esas, 1998/182 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, karar üzerine dava dosyası Yalova Kadastro Mahkemesinin 1998/11 Esasına kaydedilmiş, Mahkemenin 1998/17 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 1999/1070 Esas, 1999/870 Karar sayılı ilamı ile ... Kadastro Mahkemesinin yetkili olduğu belirlenmiş ve dava dosyası ... Kadastro Mahkemesinin 1999/14 Esasına kaydedilmiştir. ... Kadastro Mahkemesinin 1999/14 Esas ve 2013/17 Karar sayılı kararı ile Altınova ilçesi adli yönden ... Adliyesi yargı alanından çıkartılarak Yalova Ağır Ceza Mahkemesi yargı alanına bağlandığından yetkisizlik kararı verilmiş ve karar sonrası dava dosyası Yalova Kadastro Mahkemesinin 2013/137 Esasına kaydedilmiştir. II. CEVAP Davalı tarafça, davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu yerlerde ilk orman tahdit çalışmasının 1949 yılında yapılıp 1950 yılında kesinleşmiş olduğu, dava konusu yerlerin bilirkişi ek raporuna ekli krokide 1605 parselin (A) harfi ile gösterilen kısmı dışında bu orman tahdit çalışmasının içinde kaldığı, bilirkişi ek raporuna ekli krokide 1605 parselin (A) harfi ile gösterilen kısmının ilk orman tahdit çalışmasının dışında ziraat alanında kaldığı, Yargıtayın yerleşmiş içtihatları gereğince kesinleşmiş orman tahdit çalışmasının içinde kalan yerlerin tapularının hukuki kıymetini yitirmiş olduğu, ilk orman tahdit çalışması içinde kalan dava konusu yerlerin orman sayılması gerektiği, ilk orman tahdit çalışması içinde kalan dava konusu yerlerin maki tespit komisyonu tarafından maki alanı olarak tespit edilmiş olduğu, şahıslara dağıtım yapılmak üzere Toprak İskan Kurumuna devredildiği, ancak şahıslara dağıtım yapılmadığı, ilk orman tahdit çalışması içinde kalan dava konusu yerlerde 43 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından aplikasyon çalışmasının 2012 yılında yapılmış olduğu, bu aplikasyon çalışmasının 3116 sayılı ilk orman kadastro çalışmasına uyumlu olarak yapılmış olduğu, ilk orman tahdit çalışmasında orman içinde kalan dava konusu yerlerin 1981 yılından önce orman vasfını yitirdiğinden 2/B'ye ayrılmış olduğu, 43 numaralı orman kadastro komisyonunun dava devam ederken yapmış olduğu kadastro çalışmasının davalı olarak kabul edilerek dava konusu yerlerin 1981 yılından önce orman vasfını yitirip yitirmediğinin araştırıldığı, 1981 yılından önceki ve bu tarihe en yakın hava fotoğrafından ve diğer delillerden dava konusu yerlerden ilk orman tahdit çalışması içinde kalan 1605 parselin (B) kısmı, 1620, 1624, 16 26... parsellerin 1981 yılından önce orman vasfını yitirdiği dolayısıyla 43 numaralı orman kadastro komisyonunun aplikasyon çalışmasının doğru olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda davanın 1931 tarihinden beri devam ettiği yazılmışa da bu dosyanın önceki tarihli mahkemelerin devamı olmadığı, ilk dava tarihinin 1967 yılı olduğu, ilk orman tahdit çalışmasının 1949 yılında yapılıp 1950 yılında kesinleşmiş olduğu, 1605 parselin (A) kısmı dışında tapularının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığından hukuki değerlerini yitirmiş oldukları, 1953/ 96... /201 Karar sayılı ve 1945/128 Esas sayılı Mahkeme kararlarının krokilerinin fenni sıhhate haiz olmadığından uygulama kabiliyetinin bulunmadığı, tapu kayıtlarının sınırlarının bu mahkeme kararlarına göre belirlenmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, günümüzde yaşayan ve bilen bilirkişilerin bulunmasının mümkün olmadığı, bu nedenle eski tarihlerdeki keşiflerdeki bilirkişi beyanlarının daha sağlıklı olması nedeniyle bu beyanlardan yararlanılmasının daha sağlıklı olduğu, dosyadaki tüm bilgi ve beyanlardan davacıların ve birleşen dosya davacılarının sunmuş oldukları tapuların uygulamasının yapılamadığı, tapu kaydının güney sınırının açık kaldığı, açık kalan güney sınırının yaklaşık 1500 metre uzunluğunda olduğu, iddia edilen araziyi tapu kaydının çevrelemediği, miktarı itibarıyla da uygulamasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, 1605 parsel için uygulanan 23.01.1953 tarihli ve 33 sıra numaralı tapu kaydının ilk tesisinin Sulh Hukuk Mahkemesinin 1951/300 Esas sayılı kararıyla oluştuğu, bu tapu kaydının eski tarihli keşiflerdeki beyanlardan ve bilirkişi raporlarından 1605 parseli kapsadığı konusunda herhangi bir tereddüt olmadığı, mahkeme kararıyla oluşsa da mahkeme kararında ... veya Hazine taraf olmadığından onlar açısından kesin hükmün sonuçları oluşmayacağından 1605 parselin (B) kısmının tapusunun hukuki kıymetini yitirdiğinden, 1605 parselin (A) kısmının tespit maliki adına tesciline karar vermek gerektiği kanaati oluştuğu, her ne kadar 1605 parsele uygulanan tapu kaydının 1530 parsele de uygulandığı tapu kaydında belirtilmişse de bilirkişi raporundan ve keşiflerdeki beyanlardan tapu kaydının hudutlarının 1530 parsele uymadığı, 1605 parsele uyduğunun tapu kaydında sehven yazılmış olduğunun anlaşıldığı, bu nedenlerle davacıların ve birleşen dosya davacılarının davalarının reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davacıların ve birleşen dosya davacılarının açmış olduğu davaların reddine, 1605 parselin 15.08.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda (B) harfi ile gösterilen 9162,91 m² alanın tarla vasfı ile 2B arazisi olarak Hazine adına tesciline, beyanlar hanesine "6831 sayılı kanuna göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır yazılmasına", 1605 parselin 15.08.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda (A) ile gösterilen 4.427,09 m² alanın es son parsel numarası verilerek tarla vasfı ile Mehmet oğlu 552..... T.C. kimlik numaralı ...’in mirası 1200 pay kabul edilerek 03.09.2019 tarihli miras paylaşım raporundaki paylar oranında mirasçıları adına tesciline, dosya arasındaki 03.09.2019 tarihli miras paylaşım raporunun kararın eki sayılmasına, 1620 parselin tarla vasfı ile 2/B arazisi olarak Hazine adına tesciline, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'a göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır yazılmasına", 1624 çalılık vasfı ile 2/B arazisi olarak Hazine adına tesciline, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'a göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır yazılmasına", 1626 parselin çalılık vasfı ile 2/B arazisi olarak Hazine adına tesciline, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'a göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır yazılmasına", 1631 parselin tarla vasfı ile Hazine adına tesciline beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'a göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır yazılmasına" karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu yerlerle ilgili olarak orman ve eylemli orman durumunun tespitinde yeterince araştırma ve inceleme yapılmadığını, parsellerin kısmen veya tamamen 3116 sayılı Kanuna göre orman tahdit sınırları içinde olduğu ve halen orman vasfını koruduğunu, eylemli orman olduklarının göz ardı edildiğini, bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı olduğunu, infaza ve denetime elverişli olmadığını, verilen kararın bilirkişi raporu ile dahi uyumlu olmadığını, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, Hazine davaya dahil edilmeden verilen kararın usule aykırı olduğunu, usul ve kanuna aykırı hüküm tesis edildiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... müşterek temyiz dilekçesinde; 16 20... parsel sayılı taşınmazların orman ile ilgisi ve alakası olmadığını, taşınmazların tamamının miras olarak kendilerine kaldığını, dedelerinin ve babalarının bu taşınmazları 100 yıllardır ektiklerini, kendilerinin de şimdi tarım arazisi olarak kullandıklarını, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalılar ... ve ... müşterek temyiz dilekçesinde; 1605 parsel sayılı tarlanın tamamının miras olarak değerlendirilmediğini ancak taşınmazın 100 yıllardır dedeleri ve babaları tarafından edildiğini, kendilerine miras olarak kaldığını, kendilerinin tarım arazisi olarak kullanmakta olduklarını, taşınmaz orman olmadığı halde tamamının orman olduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki dava kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Orman İdaresi vekili ile ..., ..., ..., ... ve ...'un temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar Orman İdaresi vekili ile ..., ..., ..., ... ve ...'un temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 651,30 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1997, K. 2026/3535, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1997-e-2026-3535-k-bd26db298336