Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/560 E. 2025/4115 K. – Kadastro Tespitin
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/560
- Karar No
- 2025/4115
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ : Serik Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/33 E., 2019/33 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili, davalı-karşı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ....................köyü/Mahallesi çalışma alanında 231 ada 1 parsel sayılı 91.900 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1289 tarihli ve 1, 2 ile 29.06.1953 tarihli ve 11 no.lu tapu kayıtlarına dayanılarak Hacı Basır ve arkadaşları adına tarla vasfıyla tespit edilip 02.09.2003 - 01.10.2003 tarihleri arasında askı ilanına alınmıştır. Davacı .................., Serik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/560 Esas sayılı dosyasıyla 1937 tarihli ve 119 tahrir no.lu vergi kaydına dayanarak Köy Tüzel Kişiliği aleyhine elatmanın önlenmesi davası açmış ve mahkemece yörede genel arazi kadastrosu yapıldığından görevsizlikle dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. ................ve arkadaşları, 119 no.lu vergi kaydı ve zilyetliğe dayanarak Kadastro Mahkemesinin 2003/344 Esas sayılı dava dosyasıyla 232 ada 1, 233 ada 1 ve 234 ada 1 parsellerin kadastro tespitine itiraz etmiş ve adlarına tescilini talep etmişlerdir. ...ve arkadaşları, Kadastro Mahkemesinin 2003/350 – 2003/347 Esas sayılı dava dosyalarıyla Nisan 1289 tarihli ve 1, 2 ile 29.6.1953 tarihli ve 11 no.lu tapu kayıtlarına dayanarak 231 ada 1 parselin adlarına tescili talebiyle dava açmışlardır. Davacı ................, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/11 Esas sayılı dava dosyasıyla T. Evvel 288 tarihli ve 27 ve 28 ile Nisan 1289 tarihli ve 2, 3 no.lu tapu kayıtlarına dayanarak Mera Tahsis Komisyonunun 2002/30 sayılı kararına itiraz davası açmışlar ve Mahkemece; yörede genel arazi kadastrosu yapılmış olup dava konusu parsel, 234 ada 1 parsel numarası aldığından görevsizlikle, dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesinin 2003/305 Esas sayılı dava dosyasıyla ................ ve arkadaşları, 231 ada 1 parselin kadastro tespitine itiraz etmişlerdir. ............ve ....................., 1289 tarihli ve 2 no.lu tapu kaydına dayanarak 232 ada 1 parselin adlarına tescili talebiyle dava açmışlardır. İlk Derece Mahkemesince; tüm bu dava dosyaları birleştirilmiş ve davacıların davasının kısmen kabulüyle 231 ada 1 ve 231 ada 2 parsel sayılı taşınmazların yayla olarak tapuya tespit ve tesciline; 232 ada 1, 233 ada 1 ve 234 ada 1 parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ...ve Nazmi Limoncu tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.05.2013 tarihli ve 2013/1937 Esas, 2013/6062 Karar sayılı kararıyla; "...232 ada 1, 233 ada 1 ve 234 ada 1 parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına, 231 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele yönelik hükmün onanmasına, davacıların 231 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazları yönünden; çekişmeli 231 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında Nisan 1289 tarihli ve 1, 4 ile 29.6.1953 tarihli ve 11 no.lu tapu kayıtlarına dayanılarak ... ve arkadaşları adına tespit edildiği, çekişmeli taşınmazın malik hanesinin boş olmadığı gibi Orman İdaresi ve Hazinenin bu parsele yönelik olarak açılmış bir davasının da bulunmadığı, bu nedenle, taşınmazın yayla olarak tapuya tespit ve tesciline karar verilemeyeceği, davacı ...ve arkadaşlarının, Nisan 1289 tarihli ve 1, 4 ile 29.6.1953 tarihli ve 11 no.lu tapu kayıtlarına dayanarak taşınmazın tamamının kendilerine ait olduğu, diğer tespit maliklerinin taşınmazda hissesi bulunmadığını bildirerek taşınmazın adlarına tescili talebiyle kadastro tespitine itiraz ettikleri, bu nedenle, Mahkemece; davacıların iddialarının değerlendirilmesi, dayanılan tapu kayıtlarının tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davacıların ve tespit maliki olan davalıların taşınmaz üzerindeki hisselerinin hesaplattırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle 231 ada 1 parsel yönünden hüküm bozulmuş, bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...mevcut tapu kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacılar ...ve arkadaşları ile ...ve arkadaşlarının davaları kısmen kabul edilerek 231 ada 1 parselin tapulama tespitinin iptaline, 22.04.2019 havale tarihli ek raporda gösterilen hisse dağılımı doğrultusunda payların tespit ve tesciline karar verilmiş, davacılardan ...'ün ise mirasçılıklarını ispat edemedikleri..." gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile dava konusu 231 ada 1 no.lu parsele ait tapulama tespitinin iptaline, taşınmazın toplam 2.086.560 hisse kabul edilerek 544.320 hissenin ................. mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davacılar vekili, davalı-karşı davacı ...tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davacılar vekili ve davalı-karşı davacı .................nın temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 561,00 TL nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.