Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3165 E. 2024/4895 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3165
Karar No
2024/4895
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından sonunda verilen kararlar, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine temsilcisi, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Yargıtay bozma ilamlarında özetle; "öncelikle davacı Hazine tarafından iş bu ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan diğer dava dosyalarında Hazine’nin kadastro öncesine ilişkin aynı nedene dayalı olarak dava açtığı gözetilerek, Hazine tarafından aynı nedenle açılan tüm davaların birleştirilmesi; bundan sonra çekişmeli taşınmazların geldiği kadastro parsellerinin tümünü bir arada gösterir kadastro paftasının onaylı örneği ile ilk tesis tarihi itibariyle kadastro tutanakları ve dayanak kayıtları ile komşu parsellerin (... Köyü’nde yer alan ve krokide görülen komşu tüm parseller ile özellikle kuzeyden bitişik Gölköy ilçe sınırı içerisinde yer alan 811 ada 1; 812 ada 1; 813 ada 1 ve varsa tespit edilecek diğer komşu parsellerin) tespit tutanak ve dayanak kayıtları (tespite esas tapu kaydı, vergi kaydı, mahkeme ilamları vs.) ile varsa orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile en eski tarihli memleket haritası ve temin edilebilen en eski tarihli hava fotoğrafları ile kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra; mahallinde, ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun, daha önceki bilirkişiler dışındaki öğretim görevlisi statüsünde mühendis bilirkişilerden oluşacak 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, yine öğretim görevlisi statüsünde 3 kişilik orman bilirkişi kurulu, 3 kişilik harita ve fotogrametri orman mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulunca ve fen bilirkişisi ile bölgeyi bilen ve komşu köylerden seçilecek mahalli birkişiler ve taraf tanıkları ile keşif yapılması; yapılacak keşifte tanık ve mahalli bilirkişilerden öncelikle ... Köyü’nün merasının neresi olduğu sorulup, teknik bilirkişiden gösterilen alanların harita üzerinde işaretlenmesinin istenmesi; bundan sonra davaya konu taşınmazların öncesinin ne olduğu, geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli kadastral parseller ile önceki keşiflerde bitişik olduğu mahalli bilirkişi ve tanıklarca bildirilen mera alanları ile arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığının sorulması; uzman harita mühendisi ve fen bilirkişisinden Mesudiye Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03.04.2001 tarihli ve 1985/84 Esas, 2001/166 Karar sayılı kararına ait 15.12.2000 tarihli teknik bilirkişi krokisi ile çekişmeli taşınmazların kadastro paftası ölçekleri eşitlenmek suretiyle çakıştırılarak iş bu dosyalarda yer alan taşınmazlar ile ilgisini, bu taşınmazlara kısmen yahut tamamen isabet edip etmediğini, isabet etmiyor ise taşınmazlara göre konumunu gösterir kroki düzenlettirilmesi; krokide her bir davalı parsel ile aynı nedenle dava açılıp da temyiz incelemesinden geçerek ya da geçmeksizin hakkında verilen hükümlerin kesinleşmiş olduğu imar parsellerinin de farklı renklerde işaret ettirilerek gösterilmesinin istenmesi; hava fotoğrafı ve memleket haritası ile kadastro paftası, ölçekleri harita çizim programları aracılığıyla eşitlenerek, çekişmeli taşınmazların konumu çevre parsellerle birlikte harita üzerinde gösterilmesi; bundan sonra hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak çekişme konusu taşınmazların öncesinin ne olduğu ve iddia edildiği üzere tarımsal amaçlı kullanım olup olmadığının, var ise ne şekilde kullanıldığının belirlenmesine çalışılması; Hazine’nin mera iddiasıyla açmış olduğu davanın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tüm yerleri (özellikle somut olayda, taşınmazın 3 hududunun neredeyse tamamen; bir hududunun da kısmen orman vasıflı taşınmazlarla çevrili olduğu dikkate alınarak orman vasfında sayılan yahut orman boşluğu olan yerleri de) kapsamına alacağı dikkate alınarak; orman bilirkişi kurulundan yörede keşinleşmiş orman tahdidi bulunup bulunmadığı; orman tahdidi var ise çekişme konusu taşınmazların orman tahdidine göre konumunu gösteren rapor alınması; şayet taşınmazlar kesinleşen orman tahdidi dışında kalıyor ise bu tarz yerlerin 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca artık orman sayılan yerlerden olmayacağı açık ise de; aynı Kanun’un 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi boşluk niteliğinde bir yer olup olmadığının da (bu tarz boşluklar orman sayılmasa da orman bütünlüğünü bozması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak yerler olması nedeniyle) raporda değerlendirilmesinin istenmesi; orman tahdidi yok ise yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları, varsa ortofoto haritaları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları, ortofoto haritaları ve memleket haritası ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi, bilhassa hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların o tarihlerdeki nitelikleri, üzerlerinde varsa ağaçların yaşı, cinsi, adedi, kapalılık durumu ve kullanım durumu, imar ve ihya varsa tamamlanma tarihi, üzerinde sürdürülen zilyetlik varsa niteliği ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediğinin açıklandığı yalnız büro incelemesine değil uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınarak taşınmazların hukuki durumları (orman vasfını haiz olup olmadıkları) tayin ve tespit edilmesi; zirai bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların niteliğini belirten mera parseli (parselleri) ile arasında doğal ya da yapay ayrıcı unsur olup olmadığı, meradan açma olup olmadıklarını irdeleyen, kullanım durumunu ve zilyetlik süresini kesin olarak belirleyen rapor hazırlattırılması; rapora, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş komşu taşınmazlar ve mera parseli/parselleri ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de varsa yakın taşınmaz tutanak ve dayanaklarıyla, bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanacak söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi ve ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamlarına uyulmak suretiyle ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine temsilcisi, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve taşınmazların mera olarak özel siciline tescili niteliğindedir. 1. Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmiş olduğuna, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı Hazine temsilcisinin çekişmeli taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki, 14.05.2022 tarihli keşfe iştirak eden ziraat mühendisleri tarafından tanzim edilen raporda, çekişmeli taşınmazlar üzerinde mera bitkileri olan hindiba, düğün çiçeği, lotus ve diğer dikenli bitkiler bulunduğu bildirilmektedir. Yine, ziraatçı bilirkişi kurulu tarafından çekişmeli taşınmazlar üzerinde devamlı şekilde tarımsal faaliyet yapılmadığının anlaşıldığı da bildirilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca, bir taşınmazın zilyetlikten edinilebilmesi için; taşınmazın zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olması yanında, üzerinde sürdürülen zilyetliğin de yasanın aradığı sürede ve nitelikte bulunması zorunludur. Öte yandan davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından Gölsan Anonim Şirketine karşı açılıp Mesudiye Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1985/84 Esas, 2001/66 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda, çekişmeli taşınmazların bir bölümünü içine alan bölümün köy merası olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve iş bu karar da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Dava konusu yerin bir bölümünün öncesinin mera olduğunu belirleyen, eldeki dosyanın davacısı ... Köyü Tüzel Kişiliğinin tarafı olduğu mahkeme kararının, davalısı farklı olsa dahi taşınmazın hukuki niteliği yönünden “güçlü delil” oluşturacağı kuşkusuz olup, güçlü delilin aksi ancak aynı mahiyette bilgi ve belge ile kanıtlanabilir. Ne var ki dosya kapsamından, sözkonusu güçlü delilin aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı anlaşıldığı gibi, uzman ziraat bilirkişi kurulu raporunun da aksinin soyut tanık beyanları dışında çürütülemediğine göre, bilimsel gerekçeler içeren ziraat bilirkişi kurulu raporuna değer verilerek taşınmazın öncesinin mera olduğunun kabulü zorunlu olup, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi neye ulaşırsa ulaşsın iktisabı mümkün bulunmadığı gibi, kullanım olsa dahi buna değer verilmesi de hukuken mümkün değildir. Tüm bu açıklamalar kapsamında, ziraatçi bilirkişi kurulu raporu dikkate alınarak davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, dosyaya sunulan uzman ziraatçı bilirkişi kurulu raporuna ve çekişmeli taşınmazların gözlenen konumuna aykırı olarak ve soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları esas alınarak yazılı şekilde davanın reddi yönünde karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. S O NU Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3165, K. 2024/4895, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3165-e-2024-4895-k-72ea2f0a027e