Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2321 E. 2024/7405 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2321
Karar No
2024/7405
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/7 E., 2023/9 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Erzurum ili Çat ilçesi Parmaksız Mahallesi çalışma alanında bulunan 121 ada 99 parsel sayılı 36.775,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri Parmaksız köyü halkınca mera olarak kullanılması nedeniyle mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı, dava konusu 121 ada 54 ve 59 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına yazıldığını ancak kendi zilyetliğinden bulunduğunu belirterek, tespitin iptalini istemiş, keşif sırasında dava konusu taşınmazın 121 ada 54 ve 59 parsel sayılı taşınmazlar değil 121 ada 99 parsel sayılı taşınmaz olduğunu belirtmiş, 54 ve 59 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davasından feragat etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, 10.11.2008 tarihli ilk karar ile davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazın 20.08.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin davacı adına tesciline, geri kalan bölümünün mera olarak tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.10.2009 tarihli ve 2009/6101 Esas, 2009/6355 Karar sayılı ilamı ile, (A) ve (B) harfli yerler yönünden, yöntemine uygun mera araştırması yapılmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, bu defa, davanın reddine, çekişmeli 121 ada 99 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.10.2016 tarihli ve 2015/6975 Esas, 2016/7815 Karar sayılı ilamı ile, davacının savunma hakkı kısıtlanmak sureti ile karar verilmesi nedeni ile bu hüküm de bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma gerekleri yerine getirildikten sonra, yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne, dava konusu Erzurum ili Çat ilçesi Parmaksız Mahallesinde bulunan 121 ada 99 parsel taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 07.09.2018 tanzim tarihli raporda yer alan (A) ve (B) harfli bölümlerin, toplam 13.087,06 m2 yüzölçümü ile davacı ... adına tarla vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Erzurum ili Çat ilçesi Parmaksız Mahallesinde bulunan 121 ada 99 parsel taşınmazdan geriye kalan 323.688,62 m2 yüzölçümündeki taşınmazın aynı ada ve parsel numarası verilerek mera vasfında tespitine, mera özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Daire'nin 09.11.2022 tarihli ve 2021/4191 Esas 2022/8973 Karar sayılı ilam ile ''... Mahkemece, dava konusu 121 ada 99 parsel taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 07.09.2018 tarihli raporda yer alan (A) ve (B) harfli toplam 13.087,06 m2 yüzölçümü ile davacı adına tarla vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uygun değildir. Şöyle ki; Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında mahallinde teknik ve ziraatçi bilirkişilerin katılımıyla yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan 17.09.2018 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazda, (A) ve (B) harfi ile adlandırılan alanların çok uzun süredir (30 - 35) yıl kullanılmadığının, bu nedenle sınırlarının zayıfladığının, ekilip biçilemediğinden üzerinde meraya has bitkilerin geliştiğinin, toprak yapısının ağır bünyeli (killi) ve orta derin bir profil yapısına sahip olduğunun, tuzluluk, alkalilik gibi üretimi sınırlandıran olumsuzlukların olmadığının, ancak; taşınmaz üzerinde taşlılık ve çakıllılık problemlerinin olduğunın tespit edildiği açıklanmış; bozma öncesi alınan 27.06.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporunda da, taşınmazın niteliğinin mera olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, dava konusu taşınmaz bölümlerini çevreleyen yerlerin mera parseli olduğu ve rapora ekli fotoğraflardan taşınmazda kullanımın olmadığı ve çekişmeli taşınmaz bölümlerinin mera vasfında oldukları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin mera vasfında oldukları ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyetlikle edinilmelerinin mümkün bulunmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir..." gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, uyulan bozma ilamı gereğince yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamında belirtilen gerekçelerle, dava konusu Erzurum ili Çat ilçesi Parmaksız Mahallesinde bulunan 121 ada 99 parsel taşınmazın mera vasfında tespit gibi sınırlandırılmasına ve mera olarak özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davacı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiğine, yargılamada davalılar ayrı ayrı vekille temsil edildiklerine göre davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde ise de, davanın aynı sebepten reddine karar verilmiş olması karşısında karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 3 üncü maddesi gereğince ret sebebi ortak davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hataya düşülerek her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan "... maktuan takdir edilen 5.000,00 TL avukatlık ücretinin her kurum için ayrı ayrı olmak üzere davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettirene verilmesine'' ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine '' ...maktuan takdir edilen 5.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2321, K. 2024/7405, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-2321-e-2024-7405-k-1616a5d14bf5