Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2242 E. 2024/7461 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2242
- Karar No
- 2024/7461
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/34 E., 2023/2 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin nitelikten reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, Beykoz ilçesi Yavuzselim Mahallesi çalışma alanında bulunan 1731 ada 4 ve 1732 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 2.512.05 ve 3.746.95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve sırasıyla ... ve müşterekleri, ... ve ...'ın fiili kullanımında bulunduğu, 1731 ada 4 parselin tamamının, 1732 ada 3 parselin ise 1.222,55 metrekaresinin dere mutlak koruma alanında kaldığı " şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Beykoz ilçesi Yavuzselim Mahallesi 1731 ada 4 ve 1732 ada 3 parsel sayılı taşınmazların müşterek muristen intikal ettiğini ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile mirasçılara eşit olarak taksim yapılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "Mahallinde yapılan keşifte dinlenen taraf tanıklarının, dava konusu taşınmazlarda kadastro tespiti sırasında davacının zilyetliğinin bulunmadığını, davalıların murisi ...’ın ormandan açtığını, taşınmaza ... ile mirasçılarının zilyet olduğu yönünde beyanda bulunmuş oldukları, davacı yönünden yasanın aradığı anlamda fiili kullanımın söz konusu olmadığının anlaşıldığı açıklanarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine" değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu 1732 ada 3 ve 1731 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.