Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1919 E. 2023/6882 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1919
Karar No
2023/6882
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen uygulama kadastro tespitine itiraz davası sonucunda verilen hükme karşı davacı ve müdahiller vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... ile müdahiller ... ve diğerleri vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 2017 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi .../... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda 1/3 payı davacı ...'in annesi ... adına 1/3'e payı daha sanra davaya katılan ... ve ... adına tapuda kayıtlı bulunan 1194 parsel ... 223,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1224 ada 13 parsel numarası ile 225,64 metrekare yüzölçümlü olarak; 1195 parsel ... 1.206,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1224 ada 15 parsel numarası ile 1.047,44 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar adına paylı mülkiyet ile tapuda kayıtlı 1138 parsel ... 1.168,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1224 ada 14 parsel numarası ile 1.163,23 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiş, itirazlar komisyonca reddedilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde, 2017 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında 1224 ada 13 parsel (eski 1194) ve 1224 ada 15 parsel (eski 1195) ... taşınmazların yüzölçümlerinin uygulama kadastrosu ile azaldığını, azalmanın davalılara ait komşu 1224 ada 14 parsel (eski 1138) lehine olduğunu ileri sürerek yapılan yanlışlığın düzeltilmesi istenmiştir. Taraf teşkilinin sağlanmasına yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı üzerine ... ve diğerleri dava dilekçesindeki iddialar ile davaya müdahale dilekçesi vermişler ve davacı talebi gibi davanın kabulünü istemişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; uygulama kadastrosunun kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı, taşınmazların alanlarındaki değişimin parsellerin planimetre ile hesaplama yönteminden kaynaklandığı gerekçesi ile davacı ve asli müdahillerin davalarının reddine, taşınmazların uygulama tespit tutanakları gibi tesciline karar verilmiştir. Davacı ... ile müdahiller ... ve diğerleri vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; bilirkişilerce hazırlanan ve denetime uygun bulunan bilirkişi raporlarına göre taşınmazların tesis ve yenileme kadastrosu sınırlarının birebir örtüştüğünün tespit edilmesine, kararda kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, yerel mahkeme kararının usul ve Kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davacı ve asli müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı ... ile müdahiller ... ve diğerleri vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, uygulama kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmazların müşterek sınırlarının hatalı tespit edildiği iddiasıyla açılan, uygulama kadastrosu ile belirlenen sınırların ve yüzölçüm düzeltilmesi isteğine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... ile müdahiller ... ve diğerleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 89,95 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1919, K. 2023/6882, T. 28.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1919-e-2023-6882-k-369404b0f0cb