Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7603 E. 2024/6000 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7603
- Karar No
- 2024/6000
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/975 E., 2022/1291 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/147 E., 2020/30 K.
Taraflar arasında Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R Dava dilekçesinde; 1995 yılında düzenlenen noter senedine istinaden tescil edilen davacı vakfın senedinde yapılan değişikliklerin tescili istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; ... ... Özürlü Çocuklar Eğitim Vakfının, ... Noterliğinin 18.04.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde vakıf senedi ile kurulduğu, Vakıflar Genel Müdürlüğünün talebi doğrultusunda ... Noterliğinin 24.01.2020 tarihli ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde vakıf senedi tadilinin yapıldığı, kuruluş şekil şartının bulunduğu, resmi vakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve hakların, vakfın örgütlenme ve yönetim şeklinin belirtildiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 101/3 üncü maddesine aykırı bir durumunun vakfın amaçları arasında yer almadığı, vakfın amacı dikkate alındığında ilk başta özgülenen malvarlığının amaca uygun ve yeterli miktarda olduğu, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 6 ve 9 ncu maddeleri yönünden engel bir durumun bulunmadığı, sonuç itibariyle Türk Medeni Kanun'un 101 ve devamı ile yönetmelikteki şartların oluştuğu gerekçesi ile "Davanın kabulüne ile; 1- ... Spastik Engelli Çocuklar Eğitim Vakfının kuruluşuna ilişkin, ...Noterliğinin 24.01.2020 tarihli ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vakıf senedinin mahkememiz nezdinde tutulan sicile tesciline,
2- Kararın bir örneğinin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne gönderilerek, merkezi sicile tescil ve resmi gazetede ilan işlemlerinin yapılmasına" karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; somut olayda tadil senedi 18. maddesinde vakfın tescil anında malvarlığı 56.043,235 TL olarak yazılıp nokta yerine hataen virgül konulmuş ise de yan tarafına yazı ile "elli altı milyon kırk üç bin iki yüz otuz beş Türk Lirası yazılmış ilk senet 5 nci maddesine atıf yapılmış olup yine aynı maddede "Vakfın mal varlığı sahip olduğu taşınmazıdır" ibaresininde kurucu iradeye aykırılık teşkil etmediği gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilmiş ve tüzel kişiliğe sahip kurulu bir vakıf tarafından sadece senet değişikliğinin tescili talebiyle açılan davada yeni kuruluş tescil ediliyormuş gibi kararın hüküm kısmında “vakfın kuruluşuna ilişkin vakıf senedinin tesciline” ifadesi kullanılmış olması hususuna söz konusu Bölge Adliye Mahkemesi kararında değinilmediği, söz konusu istinaf kararında istinaf nedenlerinin tam olarak karşılanmadığı, vakıf tadil senedinin, vakfın malvarlığı maddesinin kurucu iradeye uygun olarak kuruluş senedindeki gibi düzenlenerek tadil edilmesi ve bu tadil senedinin tescil edilmesi gerektiği halde hatalı senedin tescil edilmesi nedenleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakıf senedinde yapılan değişikliklerin tescili istemine ilişkindir.
1.4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 102 inci maddesinde vakıf kurma iradesinin, resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanacağı, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanacağı; vakıf senedinde yapılacak değişikliğinde vakıf senedinde yetkili kılınan organın usulüne uygun karar alması ve bu değişikliklerin noterde re’sen düzenleme şeklinde yapılması gerekmektedir.
Mecelle'de “usul esasa mukaddemdir” şeklinde ifade edilen "usulün esastan önce geldiği" genel ilkesi gereğince; Vakıflara ilişkin olarak senet değişikliklerinde ilk önce usule dair işlemlerin irdelenmesi (senet değişikliği için yetkili organca usulüne uygun karar alınıp alınmadığı, değişikliklerin noterde re'sen düzenleme şeklinde yapılıp yapılmadığı gibi), daha sonra yapılan değişikliklerin esasının (değişikliklerin kurucu iradeye aykırı olup olmadıkları, maddelerin değiştirilip değiştirilemeyeceği hususları) incelenmesi gerekmektedir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacı vakfa ait vakıf senedi ile varsa değişikliklere dair noter senedi ile mahkeme kararlarının dosya içerisinde bulunmadığı, davacı vekili tarafından fotokopisi sunulan vakıf senedinin okunaksız örneğinde 1 nci, 4 üncü ve 11 inci madde metinlerinin noksan, 2., 3., 5., 6., 12., 15 ila 21 inci maddeler ile 28 inci maddeler ile devamı ve Geçici madde metinlerinin mevcut olmadığı tespit edilmiştir.
Vakfın kuruluşundan dava tarihine kadar bütün değişiklikleri de gösterecek şekilde, vakfa ait asıl ve değişiklik senetlerinin Vakıflar Genel Müdürlüğünden getirtilerek değişikliklerin yürürlükteki vakıf senedine uygunluğu denetlenmeden yazılı olduğu şekilde eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Kabule göre de; a) Dava, vakıf senedinde yapılan senet değişikliği olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince davanın yeni kurulan vakfa ait senedin tescili olarak kabul edilerek vakıf senedinin tesciline karar verilmesi doğru değildir.
b) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 104. maddesinin 3. fıkrasına göre mahkemenin tescil kararından sonra Vakıflar Genel Müdürlüğünce merkezi sicile kaydolunan vakfın sadece Resmi Gazete ile ilân edileceği hükme bağlanmış olup, senet değişikliklerinin ilân edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı halde mahkemece değişiklik kararının Resmi Gazete'de ilânına karar verilmesi hatalı olmuştur.
c) Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında vakıf hukukunda aslolan kurucu iradenin çok önemli bir sebep bulunmadığı takdirde olduğu gibi korunması yani vakfedenin arzusuna ve iradesine aykırı düşecek şekilde değişiklik yapılmaması; durum ve şartlardaki değişmeler vakıf senedindeki değişikliği zorunlu hale getiriyor ise, vakfedenin amacına ve iradesine açıkça ters düşmeyecek şekilde değişiklik yapılması kabul edilmiş; amacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen şartların ve yükümlülüklerin kaldırılmasında veya değiştirilmesinde de aynı ilkeler esas alınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta Vakfın sadece değiştirilen maddeleri yerine tüm maddeler yeniden düzenlenerek kurucu iradeye bağlı kalınmaması doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.