Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7574 E. 2023/633 K. – Kadastro Tespitin

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7574
Karar No
2023/633
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi (10.) Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/605-2018/716 KARAR : İstinaf talebinin kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kez Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararıyla, verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2957 parsel sayılı 2.818,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, genel mahkemede dava konusu olduğundan bahisle, malik hanesi açık burakılmak suretiyle tarla vasfında, aynı yer 2956 parsel sayılı 10.774,38 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz ise çalılık vasfında Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesiyle; müvekkili olan davacıya ait ... ilçesi ... köyü ... mevkii 339 parsel sayılı taşınmazın batısında bulunan doğusu yol, kuzeyi 339 nolu parsel, güneyi 342 nolu parsel ile çevrili olan tahminen 12.000 m2 civarındaki taşınmaz ve müvekkiline ait 339 nolu parselin kuzeyinde bulunan doğusu yol, kuzeyi dere, güneyi 348 nolu parsel ve 340-344-346 nolu parsellerle çevrili olan tahminen 11.000 m2 civarında bulunan taşınmaza ilişkin olarak zilyetlikle kazanma koşullarının davacı lehine oluştuğunu ileri sürerek, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış ve yargılama sırasında çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeni ile dava, Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve bu Mahkemece, 2957 sayılı parsele ilişkin dava ile birleştirilerek davaya devam olunmuştur. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2956 ve 2957 parsellerin davacı adına tespit ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalılar Hazine, Orman İdaresi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14, 16, 17 ve 18 inci maddeleri gereğince yapılması gereken araştırmaların usulünce yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından eksik ve hatalı inceleme ile hazırlanmış bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, usulünce orman araştırması yapılmadığını, vekalet ücretinin kendilerine yükletilmesinin usulü aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı değerlendirme ile düzenlenmiş bilirkişi raporuna dayanarak karar verilemeyeceğini, usulüne göre orman araştırmasının yapılmadığını, kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyeti edinmenin şartlarının oluşmadığını, harç hesabında hata yapıldığını, müvekkili belediyenin harçtan sorumlu olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 2956 ve 2957 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davalılar Hazine, Orman İdaresi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince ayrı ayrı kabulüne, Bursa Kadastro Mahkemesi'nin 19.06.2018 tarihli ve 2014/170 Esas 2018/43 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak, dava konusu 2956 ve 2957 parseller yönünden davanın reddine, 2956 parsel sayılı taşınmazın 10.774,36 m2 yüzölçümü ve 2957 parsel sayılı taşınmazın 2.818,36 m2 yüzölçümü ile orman niteliğiyle Hazine adına adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi bu kararının davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararıyla, verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu ve davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme 1. Dava, Kadastro Tespitine İtiraz istemine ilişkindir. 2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, değilse davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, Anayasanın Ormanların korunması ve geliştirilmesi kenar başlıklı 169 uncu maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 3402 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesinde, kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Kanun'un hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen karar niteliği itibariyle miktar ve değere bakılmaksızın temyiz yoluna başvurulabilecek kararlardan olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak istinaf talebinin esastan reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin 26.02.2019tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2018 tarihli kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7574, K. 2023/633, T. 13.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7574-e-2023-633-k-cb229e8d8ba2