Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6972 E. 2023/4707 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6972
- Karar No
- 2023/4707
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2686 E., 2022/2253 K. DAVA TÜRÜ : Tapu iptal ve tescil, el atmanın önlenmesi, ecrimisil İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/682 E., 2021/336 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu ve 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemli asıl dava ile el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli karşı davanın yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ... ve davacı karşı davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ... ve davacı-karşı davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii çalışma alanında bulunan 1589 parsel ... 18.303,98 m2 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve 1979 yılından beri ...'ın kullanımında olduğu şerhi yazılmak suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, taşınmaz 6292 ... Kanun uyarınca 15.02.2013 tarihinde ...'a satılarak tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Davacı-karşı davalılar ... ve ... vekili; çekişmeli taşınmazın ad-soyad benzerliğinden faydalanılarak davalı-karşı davacı ... adına kullanıcı şerhi yazıldğını, taşınmazın aslıdan davacı-karşı davalılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek kötü niyetli satışa dayalı iktisaptan ötürü davalı-karşı davacı adına olan tapunun iptaline, taşınmazın 1/3'ünün davacı ... adına, 2/3'ünün ise davacı ... adına tescilini istemiştir. Davanın devamı sırasında davacı-karşı davalılardan ...'ın vefat etmesi üzerine, veraset ilamı dosya arasına alınmış ve davaya yasal mirasçılar dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalı-karşı davacı ... vekili; karşı davalıların tapulu taşınmaza el atmalarının önlenmesine karar verilmesini ve geriye dönük beş yıllık ecrimisil bedelinin davalılardan tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalı ...'ın 1589 parsel ... taşınmazdaki hak sahipliğini 6292 ... Kanun kapsamında Hazineden satın aldığının dosyadaki bilgi ve belgeler kapsamında sabit olması, davacıların bu satış işleminden sonra tapu iptali ve tescil isteminde bulunması, davacıların satış işleminden önce açılmış bir davasının bulunmadığı anlaşılmasına göre davalı karşı davacı adına yapılan tescil işleminin mevzuata uygun olduğu tartışmasız olup yolsuz tescil olduğundan bahsedilemeyeceği, aynı şekilde taşınmazın 6292 ... Kanun kapsamında dava tarihinden önceki bir tarihte kullanım kadastrosu sırasında hak sahibi olduğu belirlenen gerçek kişiye ... olması nedeniyle bu taşınmaz açısındanda zilyetlik davasının dinlenme olanağı bulunmadığı, bu taşınmaz açısından şerh sahibi davalı ile mal müdürlüğü arsında dava tarihinden önce 6292 ... Kanun kapsamında satış sözleşmesi yapıldığı bu nedenle satışla hazinenin mülkiyetinden çıkmış bulunan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verebilme olanağı kalmadığı için davanın zilyetlik tespiti olarak görülme imkanı da kalmadığı anlaşılmakla asıl davanın reddine, karşı davalıların kendi beyanları ile tanık beyanlarına göre davaya konu taşınmazın karşı davalılar tarafından dava tarihinden beş yıl öncesi de dahil olmak üzere uzun süredir kullanıldığı ancak kayıt malikinin karşı davacı olduğu başka bir anlatımla karşı davalıların kullanımlarının zilyetlik iddiasına dayandığı ancak kayıt maliki olmadıkları bu sebeple mülkiyet hakkına dayalı olmaksızın taşınmazın kullanıldığı ve karşı davacının bu kullanımı rızasının bulunmadığı bu nedenle karşı davalıların bu kullanımlarında kötü niyetli bulundukları yine tapu kayıtlarının aleni olması nedeniyle kendi adlarına kayıtlı olmayan taşınmazı kullanmaları dolayısıyla iyi niyet iddiasında bulunamayacakları ve bu kullanımdan kaynaklı ecrimisil bedelinden sorumlu bulundukları, davalılardan ...'ın vefat etmesi nedeniyle ortaya çıkan ecrimsil bedelinden de mirasçıların müteselsil sorumluluklarının bulunduğu kabul edilmiş ve karşı dava yönünden el atmanın önlenmesi talebi yönünden davanın kabulü ile; 1589 parsel ... taşınmaza fen bilirkişisi raporunda B harfi ile gösterilen kısma davalı ...'ın, fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen kısma ... mirasçılarının el atmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin talep ile bağlı kalınarak kabulü ile; fen bilirkişisi raporunda B harfi ile gösterilen alan için 6.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalı ...'dan, fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen alan için 6.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalı ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek toplamda 12.000,00 TL'nin davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. Hükme karşı, davacı karşı davalı ... ve davacı karşı davalı ... mirasçıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecinin yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı - karşı davalı tarafın yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 .maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı karşı davalı ... ve davacı karşı davalı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı karşı davalı ... ve davacı karşı davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nin 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davacı-karşı davalılar ... ve müştereklerinden alınmasına, 269,85 TL onama harcının temyiz eden davalı-karşı davacı ...'tan alınmasına, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.