Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4806 E. 2024/5887 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4806
- Karar No
- 2024/5887
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/158 E., 2022/570 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/12 E., 2021/77 K. Taraflar arasında 2/B uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının 2/B uygulama kadastrosuna itiraza yönelik davasının kabulüne, Tarım ve Orman Bakanlığına yönelik davanın reddine, tescile yönelik talep nedeniyle görevsizliğe karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ile feri müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava; 2/B uygulama kadastrosuna itiraz davasıdır. Davacı ... İdaresi vekili; dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Köyü PXVI parsel sayılı taşınmazın memleket haritasında orman olarak göründüğünü, 29.07.2016 tarihinde ilan edilen kadastro çalışmaları sonucunda 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığını, orman sayılan yerlerin zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığı gibi bu yerlerin özel mülkiyete de konu olamayacağı, bu nedenle dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında bırakılması işleminin iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2016/31 Esas, 2019/58 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın etrafının orman ile çevrili olduğu, mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazın feri müdahillere ait olduğunu bildirdikleri, bilirkişi raporuna göre taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesiyle davacının orman tahdidine itiraza yönelik davasının kabulüne, tescil hükmü kurma görevi bakımından Mahkemenin görevsizliğine, taşınmazın bulunduğu bölgede kullanım kadastrosu yapılmadığı gerekçesiyle davacının Hazineye yönelik davasının husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı; davalı Hazine vekili tarafından Hazine lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 36/A maddesi uyarınca vekalet ücreti verilmediği, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 nci maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; feri müdahiller vekili tarafından taşınmazın orman niteliğinde olmadığı, zilyetlik koşullarının oluştuğu iddiasıyla istinaf edilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2020 tarihli ve 2020/93 Esas, 2020/603 Karar sayılı kararıyla; "feri müdahillerin ve müdahillerin yanında katıldığı Hazine aleyhine bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle feri müdahiller vekilinin hukuki yarar yokluğundan istinaf dilekçesinin reddine, 6831 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca Hazineye yönelik mahkemece esastan bir karar verilmesi gerekirken Tarım ve Orman Bakanlığının davaya dahil edilerek Hazineye yönelik davanın usulden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu ve çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca 31/12/1981 tarihi öncesinde bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden olup olmadığının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a. 4 üncü maddesi gereği dava şartlarında görülen eksiklik nedeniyle kabulüne" karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli ve 2020/12 Esas, 2021/77 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın etrafının orman ile çevrili olduğu, bilirkişilerin taşınmazın orman vasfında olduğunu belirttiği, bilirkişi raporuna göre taşınmazın öncesinin orman olduğu, hava fotoğrafları ve memleket haritalarına göre taşınmazların 31/12/1981 tarihi öncesinde bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmiş sayılamayacağı gerekçesiyle davacının orman tahdidine itiraza yönelik davasının kabulüne, davaya dahil edilen ...'na yönelik davasının husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin doğru yapılmış olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı tespitler içerdiği iddiasıyla kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2022/158 Esas, 2022/570 Karar sayılı kararıyla; "İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye, mahkemece yapılan keşif ve sonucunda alınan orman ve harita bilirkişisinin hava fotoğrafları üzerinde yaptığı inceleme neticesinde çekişmeli taşınmaz bölümünün 31.12.1983 tarihi itibariyle bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybeden yerlerden olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili; davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı, kadastro tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, bilirkişi raporlarının hatalı olduğu gerekçesiyle, feri müdahiller vekili; kadastro tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, zilyetlik şartlarının oluştuğu, bilirkişi raporunun hatalı olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine ve feri müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden feri müdahillerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.