Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3682 E. 2022/8594 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3682
- Karar No
- 2022/8594
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.03.2022 tarihli ve 2021/11233 Esas, 2022/2363 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, Kadastro Mahkemesine hitaben verdiği dava dilekçesinde, ... İli ....,İlçesi ...Mahallesi ......Sokak No:27 de bulunan 4.500,00 m²'lik taşınmazın kendisine ait olduğunu, ...Belediye kayıtlarının da bu yönde olduğunu, sözkonusu taşınmaz içerisinde 3 katlı 1 adet villa, tek katlı inşaat halinde bir bina, 1 adet havuz ile elma, kiraz, armut, ayva, süs çamları ve muhtelif ağaçlar bulunduğunu, bu ağaçların 1986 yılında dikildiğini, taşınmazın kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında 672,00 m2 alanlı 107 ada 6 parsel olarak adına tespitinin yapıldığını, belirtilen taşınmazın tespitine miktar yönünden itiraz ettiklerini beyanla 107 ada 6 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 4.500,00 m² olarak düzeltilerek davacı adına tescilini talep etmiştir. Kadastro Mahkemesince nizalı yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğinin tespit edilmesi üzerine görev yönünden davanın reddine dair verilen karar kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmiş, dosyanın gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacının kullanımında olduğu belirlenen alanın 107 ada 6 parsel sayılı taşınmaz haricindeki kısmın Devlet Ormanları sınırları içerisinde kaldığı, burasıyla ilgili kadastro çalışması yapılmadığı ve anılan kısmın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmış, davacı vekili kararın düzeltilmesini istemiştir. Kullanım kadastrosu çalışmaları sonucunda, ... İli ...İlçesi ...Mahallesinde kain 107 ada 6 parsel sayılı, 672,93 m2 alanlı taşınmaz, bahçe vasfıyla ... adına 12.07.2010 tarihinde tespit edilmiş; beyanlar hanesine taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 20 yıldan beri davacı ...'nin kullanımında olduğu şerhi verilmiş, 23.07.2010-23.08.2010 arası askı ilanına çıkarılan tutranak eldeki dava sebebiyle kesinleşmemiştir. Dava, kullanım kadastrosu tespitine itiraz isteğine ilişkindir. Mahkemece, görevsiz Kadastro Mahkemesince aldırılan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de sözkonusu rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. Şöyle ki, Harita Mühendisleri ......, ve ......, tarafından düzenlenen 03.01.2012 tarihli raporda, miktar yönünden tespitine itiraz edilen 107 ada 6 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanının 1989 yılında 59 nolu komisyon tarafından orman sınırı dışına çıkarıldığı, taşınmazın alanının doğru ölçüldüğü, 107 ada 6 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan nizalı 3.400,00 m2’lik yerin kadastro çalışmalarında 2/B’ye konu edilmediği, halen Şalgamlı Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı bildirilmiştir. Ancak raporda belirtilen çalışma tutanakları dosyaya getirtilmemiş, rapora ekli krokide ise orman sınır noktaları gösterilmemiş, netice itibariyle nizalı taşınmazın orman tahdidine göre durumu kesin olarak belirlenmemiştir. Buna göre, Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi bilirkişi ve bir jeodezi fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılması, keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmesi; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmesi; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmesi; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınması ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiği bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 15.03.2022 tarihli ve 2021/11233 Esas, 2022/2363 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyene iadesine, 31.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.