Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3609 E. 2024/4849 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3609
Karar No
2024/4849
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili Merkez ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 173 ada 2 parsel (eski 1561 parsel) sayılı 6970 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı vekili; ... ili Merkez ilçesi ... köyü 173 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi ... adına tapuya kayıtlı olduğunu, ... köyünde 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman kadastrosu ve 2/B uygulamaları yapılarak 22.11.2013 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, yapılan orman kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığını, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup mevcut bitki örtüsü ve toprak yapısı bakımından 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerlerden olduğunu ve orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek, çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının tapusunun iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, davanın sadece kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine yönelik olduğu, kesinleşen orman kadastrosunun bulunması halinde, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle varsa kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanakların uygulanması ile belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, çekişmeli taşınmaz yönüyle düzenlenen çalışma tutanağı incelendiğinde çekişmeli parselin tamamının parsel sınırlarına aynen uyularak orman sayılmayan yer olarak bırakılmasına karar verildiği ve P.58 iç parsel numarası verildiğinin açıklandığı, uzman orman ve harita bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığının belirlendiği, her ne kadar orman ve fen bilirkişi raporları arasında memleket haritası yönüyle çelişki bulunmakta ise de az yukarıda açıklandığı üzere davanın sadece kesinleşen tahdide dayalı olarak açılıp eldeki davada davacının eylemli orman veya öncesinde orman sayılan yer olduğu yönünde bir iddiada bulunmadığı ve HMK'nın 26 ncı maddesi gereği taleple bağlılık ilkesin gözetilerek hüküm kurulduğu, yine sunulan veraset ilamı ve istinaf edenin sıfatı ile istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf nedenlerine göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olduğundan söz edilemez. Şöyle ki; Yargıtay'ın konuya ilişkin yeknesaklık kazanmış kararlarında açıklandığı üzere, bir yerin orman olup olmadığının kesin olarak belirlenebilmesi için çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgeye dair en eski hava fotoğrafları ile bu hava fotoğraflarından yararlanılarak üretilen memleket haritaları ve varsa amenajman planı ve fotogometri yöntemiyle kadastro çalışmalarına altlık olarak düzenlenen kadastro paftasının ilgili kurumlardan getirtilerek, söz konusu belgelerin çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Eldeki davanın; orman kadastrosunun yapıldığı tarihten itibaren 10 yıl içinde açıldığı, davacı her ne kadar orman tahdidine dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açmış ise de bu davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davası niteliğinde olduğu, yöreye ait en eski hava fotoğrafı getirtilerek bilirkişilere usulünce incelettirilmediği ve böylelikle yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılmadığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve Kanun'a uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli, dava konusu taşınmazın bitişiğindeki 173 ada 3 parsel sayılı taşınmazla ilgili dava açılıp açılmadığı araştırılıp, dava açılmış ise 6831 sayılı Kanun'un 17/2 nci maddesi kapsamında orman içi açıklık olup olmadığı değerlendirilmeli ve ... Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1958/275 esas sayılı dosyasında Orman İdaresi taraf olmadığından Orman İdaresi yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı da gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3609, K. 2024/4849, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-3609-e-2024-4849-k-8868beee65d0