Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2459 E. 2025/3135 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2459
- Karar No
- 2025/3135
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/36 E., 2018/9 K. KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili, ... köyü ... mevkinde bulanan Ocak 1945 tarihli ve 1 ila Nisan 1978 tarihli ve 96 numaralar arasında paylı olarak davalılar adlarına kayıtlı tapu kapsamını oluşturan taşınmazın orman olduğundan tapularının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile D: ...Hoca tarlası, B: ... deresi, K: ...tarlası, G: ...Hoca tarlası olan tapunun bilirkişi krokisinde yeşil renk ile taralı 919,38 m²'lik bölüme ait olduğunu, bu bölüm haricinde kalan taşınmazların tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi ve bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 14.02.2006 tarihli ve 2006/1210 Esas, 2006/1619 Karar sayılı kararıyla; "İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın sınırında orman bulunması nedeniyle tapunun sabit sınırlı kabul edilemeyeceği, bu nedenle tapu miktarı olan 919 m²'lik alan dışında kalan kesimlerdeki tapuların iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Davacılarının dayandığı tapu kayıtları Şubat 1288 tarihli ve 390 numaralı sicilden gelen 1 dönüm yüzölçümlü (tahvilen 919 m²) tarla cinsinde sınırları yön belirtilmeksizin ....., .., .. deresi olup, maliki .. ...oğlu ... Diğer tapu kayıtları bu tapudan intikal eden pay tapuları olup, yerel belirkişi beyanlarına göre halen soyadı .., .., .. .. olan 200 kadar kişinin bu tapu kaydı kapsamında olduğu iddiası ile zilyet edildiği, fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokide 1.259,833 m² olarak gösterilen bu davaya konu bu alan içinde eski tarihli memleket haritasına göre ormanlık alanlar, yollar, dereler, taşlık, kayalıklar bulunduğu anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmaz içinde kırmızı sınırlarla çizili 61.281 m²'lik bölümün daha evvel davalı ..., .. ve ... tarafından tescil davasına konu edilmiş ve Orman İdaresinin taraf olmadığı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/455 sayılı dosyasında bu kişiler adına tescile karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu tescil davası sonucu oluşturulan tapu kapsamı da davaya konu olduğu halde bu tapu kaydının akibeti hakkında karar verilmemiştir. Orman İdaresinin bu belgelerde orman sayılmayan kesimden yeşil renkli 919 m² bölüm dışında kalan yerlerin tamamı tapu kaydı kapsamında olduğu düşünülerek tapusunun iptaline karar verilmiş olması doğru değildir. İlk Derece Mahkemesince, davacı ... İdaresinin tapu kaydı kapsamında kaldığını belirttiği geniş arazi parçasının 919 m² yüzölçümlü tapu kaydı kapsamında kaldığı düşüncesinden hareketle sanki bu tapu kaydı bu geniş alana aitmiş gibi tapu kaydının iptalini talep ettiği, halbuki değişir sınırlı tapu kaydının yüzölçümünde geçerli olması nedeniyle bu geniş araziye ait olamayacağı, bu geniş alanın tapusunun iptalini istediğine göre, bilirkişi krokisinde gösterilen alan içindeki orman sayılan yerlere davalıların elatmasının önlenmesi talebini de kapsadığı nazara alınarak davacı ... İdaresinden ek beyan ya da ek dilekçe alınarak bu konudaki istek değerlendirilmeli ya da Orman İdaresinin elatmasının önlenmesi konusunda ayrıca davası varsa bu dosya ile birleştirilmeli ve yeniden yapılacak keşifte 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20/C maddesi gözönünde bulundurularak değişmez sınırdan başlanarak tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı belirlenerek ve düzenlenecek krokide gösterilmeli, bu bölümün niteliğinin eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planının yerine uygulanması sonucu tapu kaydı kapsamı ormanlık alanda kalıyorsa, 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) gereğince tapu kaydının hukuki değerini yitireceğinin gözetilerek tapu kaydının iptaline karar verilerek Hazine adına orman olarak tescil edilmeli, açık alanda kalıyorsa ve tapu hudutlarının bu yeri sınırlara göre düzeltilip bu şekilde haritaya bağlandığı tapu kütüğüne yazılmalı, yine aynı şekilde ... ve arkadaşlarının dayandığı tescil davası sonucu oluşan Temmuz 1968 tarihli ve 86 no.lu tapu kaydı hakkında da aynı usulle uygulama yapılarak tapunun kapsadığı alanda orman olan bölümler bilirkişilerce belirlendikten sonra bu bölümlere ait tapu kaydı ifrazen iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmeli, tapu kapsamında kalıp orman sayılmayan bölümler varsa bu bölümler de ifraz edilip yeniden hesaplanacak yüzölçümü ile önceki tapu malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmeli, resmi belgelerin uygulanması sonucu davaya konu geniş alan içinde orman sayılan yerler ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı niteliğinde bulunan yerler varsa bu bölümler memleket haritası üzerinde gösterilerek fen bilirkişi tarafından yüzölçümü hesaplanarak krokiye bağlanmalı, orman sayılan ya da orman içi açıklığı olan sahalara davalılar tarafından herhangi bir yolla el atılıp atılmadığı saptanmalı, elatma ve bu konuda talep ve dava varsa kişilerin elatmasının önlenmesine karar verilmelidir." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalde 3402 sayılı Kanun'un kapsamında kadastro çalışması yapılmış ve taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; keşif neticesinde alınan teknik bilirkişi raporlarıyla tapu kapsamlarının belirlendiği ve yapılan eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları incelemesi neticesinde orman sayılan alan olarak tespit edilen yerlere ilişkin davanın kabulü ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanım şartları oluşan parseller yönünden davanın reddi ile tespit malikleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından reddedilen parseller yönünden ve davalı ... .. vekili tarafından ise 217 ada 55 parsel yönünden temyiz edilmiştir. 1. Davalı ... ... vekilinin 217 ada 55 parsele yönelik temyiz itirazları yönünden: davalı vekili Avukat ...'a, gerekçeli kararın 29.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, dosyaya vekillikten çekilmeye ilişkin bir dilekçe sunulmadığı, yasal temyiz süreleri geçirildikten sonra, davalının şimdiki vekili olan Avukat ... .. tarafından 18.09.2019 tarihinde temyiz dilekçesinin sunulduğu, aynı tarihte temyiz yoluna başvurma ve karar harcının yatırıldığı görülmekle, temyiz dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşıldığından reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde: İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi orman mühendisi bilirkişilerden hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınmaksızın davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava Asliye Hukuk Mahkemesinde, tapu kapsamında kalan orman olan kısımlara ilişkin dava dilekçesi ekinde olduğu belirtilen 02.02.1194 tarihli teknik inceleme raporu kapsamında tapu iptali ve tescil talebiyle açılmış, bozma kararı neticesinde dava konusu taşınmazın tespiti için davacı ... İdaresinden ek beyan alınmış ve bu beyanda, doğusu ..... tarlası, batısı .. deresi, kuzeyi ...tarlası, güneyi ..... tarlası sınırları ile çevrili taşınmaz ile taşınmaz içerisinde belirlenen 61.281 m²'lik Temmuz 1968 tarihli ve 86 no.lu tapu kayıtlı taşınmaz içerisindeki ormanlık alanın tespit ve müdahalenin önlenmesi ile tapularının iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tescili talep edilmiş ise de; anılan 1994 tarihli inceleme raporuna dosya içerisinde rastlanmamış, eldeki dava, genel mahkemeden aktarılan dava niteliğinde olduğundan davacı ... İdaresine aktarılan davanın kapsamı ile kadastro tutanağı tutulan hangi taşınmazların dava konusu edildiği hususu açıklattırılarak tespit edilmeden yargılama yapılamayacağı dikkate alınmamıştır. Ayrıca, hükme esas alınan 16.01.2017 tarihli orman bilirkişi heyet raporunda eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafı pafta ile çakıştırılarak dava konusu taşınmazların konumları rapor ekinde gösterilmişse de, gerek hazırlanan haritanın boyutu gerekse netliği itibariyle taşınmazların hukuki durumunu tespite ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle dava dilekçesinde bahsedilen 02.02.1994 tarihli teknik inceleme raporu dosya arasına alınmalı, davacı ... İdaresi vekilinden davaya konu edilen parsel numaraları tek tek açıklattırılmak suretiyle dava kapsamı belirlenmeli, bu taşınmazlar hakkında düzenlenen kadastro tutanak asılları getirtilerek davalı hale getirilmeli, aktarılan dava kapsamında olan parseller yönünden Hazine davaya dahil edilerek yöntemince taraf teşkili sağlanmalı, dava kapsamı dışında kalan parseller yönünden kadastro tutanakları olağan usullerle kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmeli, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri, tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri bulundukları yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan, daha önceki keşiflerde yer almayan, bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı, çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan, yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve bu şekilde, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli, ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, üzerinde ekonomik amaca uygun olarak sürdürülen zilyetlik bulunup bulunmadığı ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarını açıklayıp tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazların değişik yönlerinden çekilmiş yakın plan ve panoramik fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, bozma gerekleri yerine getirilmeden, hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... .. vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; dava Orman İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden ......ı'ya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.