Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/7771 E. 2023/6889 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/7771
- Karar No
- 2023/6889
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucu, ... ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 405, 409, 410, 411, 412 ve 417 parsel ... taşınmazları mera vasfıyla kamu orta malı olarak mera özel sicile kaydedilmiştir. 2. Davacı temsilcisi dava dilekçesinde; ... ili Merkez ilçesi ... Köyünde 3402 ... Kanun uyarınca Kadastro çalışmaları yapıldığını, askı ilan tutanaklarının 30.10.2003-01.12.2003 tarihleri arasında ilan edildiğini, kadastro tespitinde mera olarak gösterilen 405, 409, 410, 411, 412 ve 417 parsellerin gerek toprak yapısı gerekse bitki örtüsü itibariyle mera değil orman vasfındaki yerlerden olduğuna karar verilerek dava konusu taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; nizalı taşınmazların mera vasfında kamu orta malı olarak özel sicile kayıtlı olduğunu, davacı tarafın dava konusu taşınmaz hakkında hak talebinde bulunabilmesi için hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazların 10 yıl kadar önce tesis kadastrosu ile mera olarak Hazine adına mera özel siciline kaydedildiğini, davacı tarafın ne kadastrodan önce ne de sonra herhangi bir talebinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 02.12.2003 kesinleşme tarihli kadastro tutanakları ile mera vasfı tescil edildiğini, davanın 21.12.2012 tarihinde 10 yıllık hak düşümü süresi geçmeden açıldığı, dava konusu taşınmazlarda eskiden beri hayvan otlatıldığı, ... Köyünün merası olduğu, taşınmazların bitki örtüsü ve toprak yapısı itibariyle mera özellikli ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, hava fotoğraflarından orman varlığının bulunmadığının tespit edildiği, taşınmazların eskiden beri mera olarak kullanıldığı, baskın karakterinin mera olduğunu, orman niteliğinin taşımadığı açıklanarak davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporlarının eksik olduğunu, raporlarda gerçek arazi koordinatlarının belirtilmediğini ve kadastro çalışmalarının ilk yapıldığı anda oluşturulan sayısal veriler üzerinde değerlendirme yapıldığını, hatalı ve eksik bilirkişi raporları tanzim edildiğini, raporlarda arazi üzerinde ne olduğundan bahsedilmediğini, sadece dava konusu araziler üzerinde orman örtüsü olmadığının belirtildiğini ve bir yerin orman olup olmayacağına orman mühendisi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, söz konusu bilirkişi raporlarında jeodezi ve fotogrametri mühendisi tarafından bu değerlendirmenin yapıldığını, bu yönüyle raporun hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 405, 409, 410, 411, 412 ve 417 parsel ... taşınmazlar 3402 ... Kadastro Kanunu uyarınca 2003 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında, kadim mera olduklarından bahisle mera olarak sınırlandırıldığını ve özel sicile tescil edildiğini, yapılan keşfe orman mühendisi iştirak ederek rapor sunduğunu, çekişmeli taşınmazların tek tek ele alınarak değerlendirmeye tabi tutulduğunu, raporlarda teknik ve denetime engel oluşturacak şekilde bir eksiklik bulunmadığını, öte yandan davası reddedilen davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiş olmasında usule aykırı bir yön bulunmadığını, somut olay kapsamında, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif, keşifte alınan beyanlar ve bilirkişi raporları gözetildiğinde çekişmeli taşınmazların öncesinde ve halen orman niteliğine sahip olmadıklarını, mera niteliğinde olduklarını ve kadastro tespitlerinin doğru yapıldığı belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu 405, 409, 410, 411, 412 ve 417 ... parsellerin orman vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 ... Orman Kanunu, 3402 ... Kadastro Kanunu. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacı Orman İdaresi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Temyiz yoluna başvuran davacı tarafından yapılan temyiz kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.