Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4639 E. 2023/1208 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/4639
- Karar No
- 2023/1208
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/23 E., 2020/17 K KARAR : Kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'ün açmış olduğu davaların ayrı ayrı kabulüne, davacı ...'ın açmış olduğu davaların ayrı ayrı kabulüne, davacı ...'in dava konusu Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi 108 ada 17 ve 19 parsel numaralı taşınmazlara yönelik davalarının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 8, 10; 108 ada 16, 22 ve 23 parsel sayılı 2.539.03, 4.405.40, 8.680.00, 5.664.77 ve 5.485.14 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; ... Köyü 108 ada 8 parsel numaralı taşınmazın, kadastro tespitinin davalı adına yapıldığını, yapılan bu tespitin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın kök muris ...'dan miras kaldığını belirterek, dava konusu ... Köyü 108 ada 8 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek kök Muris ... mirasçıları adına, mirasçılık hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2007/1208 Esas sayılı dosya davacısı ..., davalılar ..., ... ve ... aleyhine açtığı davada; ... Köyü 107 ada 10 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin hatalı ve usulsüz yapıldığını belirterek dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilmesine ve kök muris ...'den kendisine düşen hisse oranında adına tescil kararı verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2007/1211 Esas sayılı dosya davacısı ..., davalılar ..., ... ve ... aleyhine açtığı davada; ... Köyü 108 ada 16, 17 ve 19 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitinin hatalı ve usulsüz yapıldığını belirterek dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin iptal edilmesine ve kök muris ...'den kendisine düşen hisse oranında adına tescil kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2007/1214 Esas sayılı dosya davacı ..., davalı ... aleyhine açtığı davada; ... Köyü 108 ada 23 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin hatalı ve usulsüz yapıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde babası ...'in de hakkı olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilmesine ve kök muris ...'den kendisine düşen hisse oranında adına tescil kararı verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2007/1213 Esas Sayılı dosya davacısı ..., davalılar, ... ve ... aleyhine açtığı davada; ... Köyü 108 ada 22 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin hatalı ve usulsüz yapıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde babası ...'in de hakkı olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilmesine ve kök muris ...'den kendisine düşen hisse oranında adına tescil kararı verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2007/1212 Esas sayılı dosya davacısı davacı ..., davalı ... ve ... aleyhine açtığı davada; ... Köyü 108 ada 21 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin hatalı ve usulsüz yapıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde babası ...'in de hakkı olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilmesine ve kök muris ...'den kendisine düşen hisse oranında adına tescil kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2007/899 Esas sayılı dosya davacısı davacı ..., davalı ... aleyhine açtığı davada; ... Köyü, 106 ada 25 parsel numaralı, 106 ada 32 parsel numaralı ve 107 ada 10 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin hatalı ve usulsüz yapıldığını belirterek dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin iptal edilmesine ve kök muris ...'in oğlu ...'in mirasçıları adına miras payları oranında tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar murisin ölümünden sonra taksim yapıldığını, taşınmazların kadastro sırasında taksime uygun olarak tespit edildiklerini bu nedenle davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.09.2014 tarihli ve 2007/1207 Esas, 2014/133 Karar sayılı kararı ile Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek kök muris ...’dan geldiği ve muris ...’ın ölümünden sonra mirasçıları arasında terekesinin taksim edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tespitlerinin iptali ile davacıların miras paylarının adlarına tesciline, kalan payların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay 16 .Hukuk Dairesinin 03.11.2017 tarihli ve 2015/7909 Esas, 2017/7445 Karar sayılı kararıyla; müşterek kök muris ...’ın veraset ilamı getirtilerek ya da resen tanzim edilerek tarafların terekeye göre konumlarının belirlenmesi, taraflara tanık gösterme imkanı tanınması, daha sonra mahallinde yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, gösterilmesi halinde taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişisi huzuruyla keşif icra edilmesi; keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların öncesi, kimden geldiği, müşterek muris ...’dan geliyorsa ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, taksim yapılmış ise ne zaman yapıldığı, bütün mirasçıların katılıp katılmadığı, katılmayan mirasçı var ise temsil edilip edilmedikleri, kime hangi taşınmazın verildiği, çekişmeli temyize konu taşınmazların kime düştüğü, taşınmaz almayan mirasçı var ise nasıl ikna edildiği, taşınmazları kimin ne kadar süredir hangi nedenle kullandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı beyan alınması, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişilerin usulüne uygun bir taksimin yapıldığını ortaya koyacak şekilde bilgi veremedikleri, davacılardan ...'ın ise tespit maliki ...'in kardeşi olmakla babaları Kamil Demridelen'den kalan yerleri usulüne uygun olarak taksim etmedikleri anlaşıldığından ve ... mirasçıları arasında tüm mirasçıların katılımı ile yapılan usulüne uygun yazılı ya da sözlü bir miras paylaşım sözleşmesi bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı ... ve ...'ın davalarının ayrı ayrı kabulüne, davacı ...'in dava konusu 108 ada 17 ve 19 parsellere ilişkin davasının yargılamaya tek taraflı son veren feragat beyanı nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ..., ... ve ... temyiz dilekçesinde özetle; fiili taksime ilişkin dinlenen mahalli bilirkişi tespit bilirkişisine itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, ...'ün davasının kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, dava konusu taşınmazların ortak kök muristen gelip gelmediği gelmiş ise aralarında usulüne uygun taksimin yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme. 1. Dava konusu taşınmazlara yönelik Andırın Kadastro Mahkemesinin 2007/1207 E, 2014/133 K sayılı ilamı ile karar verilmiştir. Bu karar karşı davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiş olup 108 ada 17, 19 ve 21 parsel sayılı taşınmazlar temyiz konusu olmadığı ve parseller yönünden kararın kesinleşmesine rağmen bu parsel yönünden tekrar farklı bir hüküm kurulması doğru olmamıştır. Başka bir anlatımla bu parsel yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Hal böyle olunca bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. 2.a. Davalı ..., ..., ...'nun 107 ada 8, 10, 108 ada 16, 22, 23 parsellere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalıların aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. b. 23.09.2014 tarihli ve 2017/1207 Esas, 2014/133 Karar ile 107 ada 8 parselin kadastro tutanağının iptali ile 1 pay davacı ..., 8 pay davalı ... adına tespitine karar verilmiştir. 108 ada 16 parselin kadastro tutanağının iptali ile 1 pay davacı ..., 8 pay davalı ... adına tespitine karar verilmiştir. 108 ada 22 parselin kadastro tutanağının iptali ile 1 pay davacı ..., 4 pay davalı ..., 4 pay ... adına tespitine karar verilmiştir. 108 ada 23 parselin kadastro tutanağının iptali ile 1 pay davacı ..., 8 pay davalı ... adına tespitine karar verilmiştir. 107 ada 10 parselin kadastro tutanağının iptali ile 24 pay davacı ..., 58 pay davalı ..., 6 pay ..., 3 pay ..., 3 pay ...., 3 pay ..., 3 pay ..., 58 pay ..., 58 pay ... adına tespitine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... ve ... temyize gelmiş ve davacı temyize gelmemiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Temyize konu kararda ise 107 ada 8, 10 parseller ile 108 ada 16, 22, 23 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı temyize gelmediği halde davacının payı ilk karara göre daha fazla verilerek davalıların payı azaltılmıştır. İlk hükmü temyize getirmeyen davacılar lehine davalılar aleyhine karar verilmiştir. Davacılar tarafından temyiz edilmemiş olmakla davalılar lehine usuli müktesep hak oluştuğu ancak Mahkemece hüküm kurulurken usuli müktesep hakka aykırı karar verdiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ..., ..., ...'nun temyiz itirazlarını (V.C.3.2a) nolu bentte belirtilen sebeplerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı ..., ..., ...'nun temyiz itirazlarının (V.C.3.1 ve 2b) nolu bendinde belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.