Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/13505 E. 2023/86 K. – Kadastro Tespitin

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13505
Karar No
2023/86
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2008/2 E., 2016/4 K. KARAR : Davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (7.) Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar ... ve müştereklerinin davasının kısmen kabulüne, davacı Hazinenin davasının reddine, müdahil ...'nin davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında; Edirne ili, Merkez ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan; a) 29 parsel sayılı 388 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle; b) 30 parsel sayılı 596 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu halde vergi kaydı, satın alma, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; c) 37 parsel sayılı 4544 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle; d) 130 parsel sayılı 18.984,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu halde vergi kaydı, satın alma, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; e) 131 parsel sayılı 10.052,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle; f) 132 parsel sayılı 7.760,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu halde vergi kaydı, satın alma, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına; g) 227 parsel sayılı 1.912,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu halde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına; h) 31 parsel sayılı 772 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu halde vergi kaydı, satın alma, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; ı) 306 parsel sayılı 8.460,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu halde vergi kaydı, satın alma, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına; i) 429 parsel sayılı 3.125,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu halde vergi kaydı, satın alma, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına; j) 467 parsel sayılı 5.620,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu halde vergi kaydı, satın alma, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına; k) 484 parsel sayılı 1.386,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu halde vergi kaydı, satın alma, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; l) 553 parsel sayılı 900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu halde vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına; m) 563 parsel sayılı 890 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle; n) 637 parsel sayılı 10.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, satın alma, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına; o) 638 parsel sayılı 4600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle; ö) 639 parsel sayılı 8.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu halde vergi kaydı, satın alma, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına; p) 908 parsel sayılı 26.240,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle; r) 645 parsel sayılı 7.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle; s) 667 parsel sayılı 9.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına; ş) 671 parsel sayılı 8.460,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal, taksim, pay satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına; t) 849 parsel sayılı 11.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle; tespit edilmişlerdir. 2. Davacı Hazine vekili; Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/486 Esas sayılı dosyasında verdiği dava dilekçesi ile; mevkii ve hudutlarını belirttiği taşınmazların Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/304-573 Esas, Karar sayılı ilamı ile 20 dönüm fazlası olduğu gerekçesiyle tescil talebinin reddedildiği belirtilerek bu taşınmazların Hazine adına tescilini istemiştir. 3. Davacılar ... ve arkadaşlarının Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/2 Esas sayılı dosyasında verdiği dava dilekçesi ile; mevki ve hudutlarını belirttikleri taşınmazlarda miras yoluyla gelen hakka dayanarak muris ... mirasçıları adlarına tescilini istemişler, kadastro tespit çalışması sonrasında aynı nitelikte davayı Kadastro Mahkemesine açmışlar, çekişmeli taşınmazları 29, 131, 563, 638, 645, 849 ve 908 parsel sayılı taşınmazlar olarak açıklamışlardır. 4. Davacı ... Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/144 Esas sayılı dosyasında verdiği dava dilekçesi ile; mevkii ve hudutlarını belirttiği taşınmazın satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescilini istemiştir. 5.Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde ayrı ayrı açılan tescil davaları, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. II. CEVAP 1. Davalı Hazine cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların sınırında dere ve mera olduğunu ve zilyetlikle kazanılabilecek nitelikte taşınmaz olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; muris ... ile kardeş olduğunu ve 1/2'şer paylarının bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2006 tarihli ve 1988/163 Esas, 2006/5 Karar sayılı kararı ile, Hazinenin davasının reddine, davacı ...'nin davasının kabulüne, davacı ... ve müştereklerinin davasının kısmen kabulüne; çekişmeli 849 parsel sayılı taşınmazın satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ..., diğer çekişmeli taşınmazların ise irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve ... mirasçıları adlarına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı-davalı Hazine, davacı-davalı ... mirasçısı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 14.12.2007 tarihli ve 2007/2491 Esas, 2007/4805 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli 849 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın taraflarından ...'ın yargılama sırasında vefat etmesine rağmen mirasçıları yönünden taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edildiği, çekişmeli 563 ve 645 parsel sayılı taşınmazlar hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı, çekişmeli taşınmazların sınırında mera bulunduğu halde usulüne uygun mera araştırmasının yapılmadığı, dava konusu taşınmazların tümü yada bir bölümünün kamu malı niteliğinde mera olduğu saptandığı takdirde vergi kaydının mülkiyet belgesi olmadığının, meralar için oluşturulan vergi kayıtlarının hukuksal bir değerinin bulunmadığının ve zilyetlikle birleşmeyen vergi kayıtlarına da hukuki değer verilemeyeceğinin gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava ve temyize konu taşınmazların mera ve Hazine taşınmazı olmadığından davacı Hazinenin davasının reddine, davacı ...'nin çekişmeli 849 parsel sayılı taşınmazda zilyetliği olmadığından davasının reddine, ... adına tesciline, çekişmeli diğer taşınmazların ise ... oğlu ...’den miras yoluyla intikalen gelen taşınmazlardan olmadığı, ... oğlu ...’in çocukları olan ..., ..., ... ve ... tarafından Mehmetçik adlı şahıstan yaklaşık 80-90 yıl evvel satın alındığını ve daha sonra aralarında 1940 yılında yapmış oldukları rızai taksim sonucu ayrı ayrı kullandıkları yerlerden olduğu gerekçesiyle davacılar ... ve müştereklerinin davasının kısmen kabulüne; çekişmeli 30, 31, 130 ve 484 parsel sayılı taşınmazların ..., çekişmeli 132, 227, 306, 429, 467, 553, 639, 667 ve 671 parsel sayılı taşınmazların ... ve müşterekleri, çekişmeli 29, 37, 131, 563, 637, 638, 645, 849 ve 908 parsel sayılı taşınmazların ... ve müşterekleri, çekişmeli 850 parsel sayılı taşınmazın ... ve müşterekleri adlarına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı-davalı Hazine vekili ve davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı-davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamında geçen hususların araştırılmadığını, çekişmeli taşınmazların bitişiğinde mera olduğu halde usulünce mera araştırması yapılmadığını ileri sürmüş ve resen araştırılacak hususlarla birlikte İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...'dan intikal ettiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiş ve resen araştırılacak hususlarla birlikte İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aktarılan davaya konu parseller hakkında olup; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2 nci maddesi gereğince resen araştırma ilkesi doğrultusunda gerçek hak sahiplerini belirlemek suretiyle malik hanesinin Mahkemece doldurulması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 14, 16, 17,18, 20, 30 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. 2.Bozma ilamında usulünce mera araştırması ve vergi kayıt uygulaması yapılması gerektiği açıklandığı halde, çekişmeli taşınmazların komşu tutanakları ve varsa dayanakları getirtilmeden vergi kayıt uygulaması yapılmış, bu sebeple kayıt uygulamasının denetimi yapılamamış; yine taşınmazların niteliğini ve zilyetlik durumu tespiti amacıyla hava fotoğraflarından yararlanılmamış, taşınmazların niteliğini ve komşu mera parselleri ile arasında ayırıcı unsur olup olmadığı tespit etmek amacıyla keşfe ziraat bilirkişisi götürülmemiş, çekişmeli 37 parsel sayılı taşınmazın sınırında dere olduğu halde jeolog bilirkişisinden de rapor alınmamıştır. Öte yandan önceki hükümle 293, 641 ve 850 parsel sayılı taşınmazlar hakkında ise tutanak ve eki belgelerin mahalline geri çevrilmesine karar verildiği ve bu husus kesinleştiği halde, bu parseller hakkında yeniden karar verilmesi de hatalı olmuştur. 3.Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle; 3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesi gereğince hakim, resen lüzum gördüğü delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlü olduğu ve kadastro tespiti sırasında malik hanesi doldurulsa dahi hukuken boş sayılacağı hususları da nazara alınmalı; varsa aktarılan dava tarihlerinden 15-20-25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlere ait en az 3 stereoskopik hava fotoğrafı, Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilmeli, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra mahallinde, davada menfaati bulunmayan yerel bilirkişiler, tanıklar, 3 kişilik ziraat mühendisleri, 1 fen elemanı, 1 jeodezi ve fotogrametri, 1 jeoloji mühendisi bilirkişi uzmanından oluşan bilirkişi heyeti aracılığıyla keşif yapılmalıdır. 4.Yapılacak keşifte tanık ve mahalli bilirkişilerden komşu mera parselleri hakkında varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, mera tahsisi yoksa, taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera parseli alan arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde taşınmazın sınırlarında mera yönünde genişleme olup olmadığı hususları, davacı tarafça dayanılan ve tespite esas olan vergi kayıtlarının taşınmazları kapsayıp kapsamadığı; taşınmazların mera vasfında olmadığının tespiti halinde ve mera parseline komşu olmayan çekişmeli taşınmazların öncesinde ne olduğu, ilk olarak kim tarafından ve ne şekilde kullanılmaya başlandığı, kim veya kimler tarafından imar ve ihya edildiği, imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı, kullanımın kim veya kimler tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü hususları tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmelidir. 5.Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik olarak, temin edilebilecek en eski tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu, imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanıma ara verilip verilmediği hususlarında rapor düzenlettirilmeli, zirai bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, çekişmeli taşınmazlar ile gerek komşu mera parselleri gerekse de komşu taşınmazların toprak yapısı ve niteliği hususunda fark bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazlar ile mera parseli arasında doğal ya da yapay ayrıcı unsur olup olmadığı, çekişmeli taşınmazların meradan açma olup olmadığını irdeleyen, çekişmeli taşınmazların niteliğini, kullanım durumunu ve zilyetlik süresini kesin olarak belirleyen rapor hazırlattırılmalı, jeolog bilirkişiden ise çekişme konusu 37 parsel sayılı taşınmaz yönünden taşınmazın göl yatağından kazanılıp kazanılmadığı, halen gölün etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazların dört hududunu gösterir şekilde ve taşınmazın hangi bölümüne ait olduğuna dair gerekli açıklamanın yapıldığı fotoğraflar raporlara eklenmeli, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli, vergi kayıtlarının taşınmazları kapsayıp kapsamadığı, zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, çekişmeli bölümlerin vergi kaydı kapsamı dışında kalması halinde belgesiz zilyetlik yoluyla kazanılabilecek 40/100 dönüm norm sınırına dikkat edilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kesinleşen hususlar göz ardı edilerek 293, 641 ve 850 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yeniden hüküm kurulması dahi isabetsiz olup, davacı-davalı Hazine vekili ve davacı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 150,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13505, K. 2023/86, T. 12.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-13505-e-2023-86-k-845ca0d0be2a