Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/12938 E. 2023/6210 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/12938
Karar No
2023/6210
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/277 E., 2020/50 K. VEKİLLERİ : Avukat ..., Avukat ... VEKİLLERİ : Avukat ..., Avukat ... İHBAR OLUNAN : Hazine VEKİLİ : Avukat ... DAVA TARİHİ : ... KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili ...ilçesi ... Köyü 4080 nolu parselin 889 parselin ifrazından oluştuğunu ve İçmeler Devlet Ormanı içerisinde kaldığını, İçmeler Devlet Ormanının aplikasyonunun 1948 yılında kesinleştiğini, 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun) uygulaması ile 3 nolu kadastro komisyonu tarafından yapıldığını, bu sınırlandırma sırasında 889 nolu parselin tamamının da İçmeler Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığını, daha sonra İçmeler Devlet Ormanında 1744 ... 6831 ... Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 ... Kanun) uygulamasını yapmak üzere görevlendirilmiş 1 nolu orman kadastro komisyonu tarafından aplikasyon yapıldığını, dava konusu 4080 nolu parselin ...Kadastro Mahkemesinin 2003/1 Esas, 2004/2 Karar ... kararı ile kadastro tespitine itiraz davası sonucu hazırlanan bilirkişi raporları ile 4080 olarak ayrılan 839 m2'lik kısmının orman vasfı ile ... adına tapuya tesciline kararı verildiğini, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2005 tarihli ve 2005/5095 Esas, 2005/10407 Karar ... kararı ile onanarak 16.06.2007 tarihinde kesinleştiğini, İlk Derece Mahkemesi kesinleşme kararı ile birlikte ... Orman İşletme Şefliğince 14.11.2007 tarihinde B.18.01.OGM.1708.023 HM/2805 ... yazıları ile Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazıldığını ve gerekli işlemlerin yapılarak tapu suretlerinin gönderilmesinin istendiğini, Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 14.12.2007 tarihli ve BO21TKG4345902/3128 ... yazıları ile tescil taleplerinin reddedildiğini, itiraz süresi içerisinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Müdürlüğüne yapılan talepleri sonucunda Tapu Sicil Müdürlüğünün red kararlarının onandığını, ...Kadastro Mahkemesinin 2003/1 E. ve 2004/2 K. ... kararına esas bilirkişi raporunda belirtilen 4080 nolu parselin 4080 (A) ile gösterilen kısmının orman vasfı ile Hazine adma tescilinin yapılması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararına esas krokisine göre 4080 (A) nolu kısmın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescili için bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, Devlet Ormanlarının Anayasanın 169 uncu maddesi gereği güvence altına alındığını ve zilyetlik, hak düşürücü süre, tapu, imar ve ihya, zamanaşımı gibi sebeplerle iktisap edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davaya konu ... ili ...ilçesinde bulunan 4080 nolu parselin ...Kadastro Mahkemesinin 2003/1 E. ve 2004/2 K. ... kesinleşmiş kararına konu 25.05.2004 tarihli 2 nolu krokide 4080 (A) olarak gösterilen kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müdahalenin önlenmesi ve dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın adli değil, idari yargıya konu edilebilir nitelikte olduğunu, davaya konu edilen ... ili ... ilçesi ... Köyü 4080 ... parselin ... Kadastro Mahkemesi'nin 27.02.1192 tarihli ve 1991/16 Esas, 1992/2 Karar ..., Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 16.11.1993 tarihli ve 1992/13429 Esas, 1993/9528 Karar ... ve tashihi karar talebini reddeden 25.10.1994 tarihli ve 4284/12690 ... kararı ile kesinleşen ilamına göre 30.10.1995 tarihinde Hazine adına “çalılık” vasfı ile tescil edildiğini, Hazine, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün, 6831 ... Orman Kanununa (6831 ... Kanun) göre ilgili ve yetkili Orman Tahdit Komisyonu eli ile, dava konusu 4080 ... parselin de içinde olduğu 889 ... parselin tamamını “orman vasfını kaybetmiş olması nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılmasına” karar vererek Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne sattığını, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün de 4080 ... taşınmazı, 1164 ... Kanuna göre ilan yolu ile yaptığı satış çağrısına katılan davalı kooperatife sattığını, davalı kooperatifin yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararlarında ve diğer idari işlemlerin hiçbirinde taraf olmadığını, hepsinde iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu, tüm işlemlerin ...Kadastro Mahkemesi'nin 1991/16 Esas, 1992/2 Karar ... kesinleşen kararından sonra, Hazine, Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün kendi işlemi ile gerçekleştirdiği 4080 ... parselin de içinde yer aldığı parselin, orman vasfını kaybettiğinden bahisle orman sınırları dışına çıkarılması işlemi ile gerçekleştiğini, idari tasarruflarla doğan bir idari işlem sonucu kesinleşen Milli Emlak Genel Müdürlüğü ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü (şimdiki TOKİ) işlem ve kararlarının varlığının tartışmasız olduğunu, bütün idari işlemler ve uygulamaların müvekkilinin içinde yer almadığını, 4080 parsel üzerinde Anayasal ve yasal bakımdan tartışmasız bir mülkiyet hakkı kazanıldığını, dava konusu edilen müvekkili kooperatifinin 4080 ... parselle ilgili mülkiyet hakkının, bir adli yargı kararı ile elde edilmediği için, adli yargıda değerlendirilmeye veya yargılamaya konu edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, belirtilen idari tasarrufların, öncelikle idari yargıda konu edilmesi gerektiğini, bu esaslı konunun ön mesele olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu davada ya da davacının konu ile ilgili ileri süreceği dava ve talepte husumetin öncelikle Hazine, Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile TOKİ Başkanlığı'na yöneltilmesi gerektiğini, davalının 4080 ... taşınmazın tapuda sahibi olmasının müvekkilinin hasım olarak gösterilmesine yetmeyeceğini, öncelikle idari işlem engelinin gözetilmesi gerektiğini ve bu nedenle husumetin yanlış yöneltilmesi nedeni ile dava dilekçesinin reddi gerektiğini, işlemin gerçekleştiği tarih itibarı ile olayda zamanaşımının gerçekleştiğini, görev ve husumet itirazlarının davanın esasına da yönelik olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ancak ilk itirazları hakkında verilecek karara kadar diğer esasa cevap ve savunma haklarının saklı tutulmasını istediklerini, ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2013/371 Esas, 2015/108 Karar ... kararı ile; Tuzla, ... Köyü, 4080 parsel ... taşınmazın 09.06.1999 tarihinde davalı adına satış nedeniyle tescil olunduğu, ...Kadastro Mahkemesinin 2003/1 Esas, 2004/2 Karar ... dosyasında karar tarihinden önce 1999 yılında taşınmazı iktisap eden davalının davaya dahil edilmediği, davalının taraf olmadığı bu kesinleşmiş kararın davalıyı bağlamayacağı, davacı İdarenin, ...Kadastro Mahkemesinin 2003/1 Esas, 2004/2 Karar ... kararının, davalı yönünden yerine getirilmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 02.04.2015 tarihli ve 2013/371 Esas, 2015/108 Karar ... kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.04.2017 tarihli ve 2015/15513 Esas, 2017/3636 Karar ... kararıyla; davacı ... İdaresinin davasını kesinleşen İlk Derece Mahkemesi kararına da konu olan taşınmazın 4080 parsel ... taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının 1948 yılında kesinleşen tahdit çalışmalarında, orman tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasına dayandırdığına göre, tapu iptali ve tescil ile müdahalenin men'i niteliğindeki davanın esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmalarına göre delilleri sorularak, tüm delilleri toplandıktan sonra birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği ve davanın reddine karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın bir kısım yerlerinin ...ilçesi, ... mahallesi sınırları içerisinde 3116 ... yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidinde devlet ormanı sınırları dışında kaldığı, 6292 ... yasa gereği yapılan çalışmalarda dava edilen taşınmazın A ile gösterilen 949,12 m² lik kısmının ise orman sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu ... ili,...ilçesi, ... köyü, 4080 parsel ... taşınmazın gerekçeli karar ekli fen bilirkişisi raporunda A ile işaretli 949,19 m2 lik kısmının davalılardan SS İst. And. Yakası ... Kooperatifi adına olan tapusunun iptali ile, orman vasfı ile sınırlandırılarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili ve ihbar olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili, İlk Derece Mahkemesinin önceki kararının bozulduğunu ve bozmaya uyulduğunu ancak delillerin yanlış değerlendirildiğini, Yargıtay'ın bozma ilamına konu olan ilk yargılama aşamasında, taraf delillerinin toplandığını ve İlk Derece Mahkemesinin, davayı usulden reddettiğini, Yargıtay bozma ilamı sonrasında ise, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verildiğini, cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu parselin idarenin kararı ile; orman vasfını kaybetmiş olduğundan ve yerleşim alanında kaldığından, orman sınırlarından çıkarılarak, çalılık vasfı ile, Hazine (Eski Arsa Ofisi- Yeni Toki) adına tapuya 1995 yılında tescil edildiğini, sonrasında taşınmazın Hazine (O tarihte Arsa Ofisi-Yeni Toki) tarafından, ihale usulü ile satıldığını ve sanayi sitesi yapılmak üzere davalı sanayi kooperatifi tarafından satın alındığını, ancak; Toki tarafından, dava konusu parsele bitişik olan ve asıl Devlet Ormanı olan parselin ...Devlet Hastanesi inşaatı yapılmak üzere tahsis edildiğini ve devlet hastanesinin proje alanına müvekkili Sanayi Sitesi Kooperatifine ait olan arsanın yarıdan fazlasının da dahil edildiğini, bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere, bu alanın, hastanenin arka tarafında kullanılmayan çimlendirilmiş bir alan olduğunu, projeye dahil edilmesinin de anlamsız olduğunu, kamulaştırmasız el atılan bu alanın, arsa değerinin son derece yüksek olmasından dolayı kamulaştırma yapılmadan, devlet hastanesine tahsis edilmesinin planlandığının ve uygulamaya konulduğunun anlaşılmakta olduğunu, dava konusu parselin orman vasfını kaybetmiş olması nedeniyle ormandan çıkarılarak tapuya tescil edilmiş olduğu halde; tekrar orman sınırlarına dahil edildiğini, müvekkil şirketin Kadastro Mahkemesinde açılan davaya taraf edilmeden, "orman sınırları içinde kaldığı" gerekçesi ile, ...Kadastro Mahkemesinde açılan davanın sonuçlandırılarak kesinleştirildiğini, iyi niyetli üçüncü şahıs olan müvekkili kooperatifin, davaya taraf olmaması nedeniyle, ...Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından parselin orman adına tescili talebinin reddedildiğini, buna rağmen, ...Devlet Hastanesi inşaatının tamamlandığını ve dava konusu arsanın büyük bölümünün, hastanenin arka kısmında, atıl bir alanda kalacak şekilde, taş duvarla çevrili çim ekili bir alan olarak kaldığını, müvekkili sanayi kooperatifine ait olan ve sanayi sitesi yapılması için yüksek bedeller ödenmiş olan arsanın büyük bölümünün gaspedildiğini, işbu davanın açılmasının asıl nedeninin; ormandan çıkarılarak tapuya tescil edilmiş olan ve iyi niyetli üçüncü kişiye satılmış olan hastaneye bitişik olan parselin, hastane projesine dahil edilmiş olması ve bu hatayı düzeltmek, ya da kamulaştırma yoluna gitmek yerine, tekrar orman sınırlarına dahil ederek, bedelsiz olarak tescilini sağlamak olduğunu, dava konusu arsanın bulunduğu bölgede, yapılaşmanın %90 oranında olduğunu, orman vasfını tamamen yitirmiş, ...ilçesinin ortasında kalmış bir alan olduğunu, kararın onanması halinde; Anayasa'ya aykırı şekilde, "tapu kayıtlarına güven ilkesi" kapsamında, iyi niyetle arsa satın alan müvekkili kooperatifin, mülkiyet haklarının yok sayılacağını, halen ...Devlet Hastanesinin bahçesi olarak kullanılmakta olan ve tamamı çimle kaplı, herhangi bir tesis dahi barındırmayan bu alanın, hastane yapımı için vazgeçilmez olması halinde, Kanunlara uygun biçimde kamulaştırılması gerekirken, tapunun iptali ile orman adına tescili talebinin, kanunların arkasından dolanmak olduğunu, müvekkili kooperatifin, sanayi sitesi yapmak için satın aldığı arsaya, çok yüksek bir bedel ödediğini, bölgede arsaların m2 değerlerinin çok yüksek olduğunu, müvekkili kooperatifin uğradığı zarar nedeni ile, Hazine'ye karşı tazminat davası açmak ve artık kullanamayacağı kalan parçanın da tapusunun iptali ile, Hazine adına tescilini talep etmek zorunda kalacaklarından bu hukuksuzlukların sonucu olarak, devletin zarara uğratılmasının da söz konusu olacağını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. 2. İhbar olunan vekili, davaya konu edilen 839,00 m2’lik kısım dahil 4080 parsel ... taşınmazın TOKİ’ye 30.10.1998 tarihinde devredildiğini, yapılan devir işleminin kanunlara uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Hazine adına kayıt ve tescil işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapuda davalı adına kayıtlı taşınmazın ...Kadastro Mahkemesinin 2003/1 Esas, 2004/2 Karar ... kesinleşmiş kararında belirtilen bilirkişi raporunda 4080a ile gösterilen 839 m2 lik kısmının orman niteliği nedeniyle tapusunun iptali ve Hazine adına tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası 3. Değerlendirme 6100 ... Kanun'un 61 inci maddesinde davanın ihbarı düzenlenmiş olup, davanın ihbarı, ihbar olunanı davanın tarafı haline getirmeyecektir. Bu itibarla, davada taraf sıfatı olmayan ve hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanın temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, 6100 ... Kanun'un 26/1 inci maddesi; "Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmünü içermektedir. Davacı taraf dava dilekçesinde ...Kadastro Mahkemesinin 2003/1 Esas, 2004/2 Karar ... kesinleşmiş kararında belirtilen bilirkişi raporunda 4080 (A) ile gösterilen 839 m2 lik kısmın tapusunun iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacının talebi aşılarak dava konusu ... ili ... ilçesi ... Köyü 4080 parsel ... taşınmazın gerekçeli karar ekli fen bilirkişisi raporunda A ile işaretli 949,19 m2 lik kısmının davalı adına olan tapusunun iptali ile, orman vasfı ile sınırlandırılarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince taleple bağlılık kuralı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken talepten fazlasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, ...Kadastro Mahkemesinin 2003/1 Esas, 2004/2 Karar ... kesinleşmiş kararındaki bilirkişi raporunda 4080 (A) ile gösterilen 839 m2 lik orman tahdidi içinde kalan kısım belirlenerek, bu bölüme ilişkin Fen bilirkişisine koordinat ve sayısal değeri bulunan infaza elverişli kroki düzenlettirip davanın bu kısım yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken talepten fazlasına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İhbar olunan Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12938, K. 2023/6210, T. 28.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-12938-e-2023-6210-k-9dff73cc4b4a