Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/10447 E. 2022/9778 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10447
Karar No
2022/9778
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili 15.02.2016 havale tarihli dava dilekçesiyle, müvekkili olan davacının, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan 490 ada 6 parsel sayılı taşınmaza kadimden beri (1940 yılından) murisleri ve onların vefatı ile kendisinin eklemeli zilyetlik şeklinde ve imar - ihya etmek suretiyle zilyet olduğunu, taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazın tamamının, kesinleşen ve tapuya tescil edilen orman kadastrosuna göre orman sayılmayan alanda kaldığını, tapulama çalışmalarına göre de tapulama dışında kaldığını, tapulu alanlara bitişik bu alanın 1956 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında tapulanan yerlerle birlikte davacının murisi ve davacı tarafından kullanılan yerlerden olup, tapulama tespiti esnasında tapuya bağlanması gereken yerlerden olduğunu ve bu durumun o döneme ait memleket haritalarından da anlaşılacağını, 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda davaya konu bu alanın tarım alanı olarak görüldüğünü, bu nedenle orman sayılmayan yerler içinde tahdit edildiğini, son olarak 26.04.2006 tarihinde askıya çıkan ve kesinleşen çalışmada taşınmazın ve tapulama harici alanların orman sınırlarından 2/B alanı olarak çıkartılarak Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, 26.04.2006 tarihinde askıya çıkan orman kadastro komisyonunun, dava konusu parseli 2/B arazisi olarak Hazine adına çıkartılması yönündeki tüm tahdit ve çalışmaların ve 490 ada 6 parsel sayılı taşınmazın Hazine üzerine kayıtlı tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşen orman kadastro belgelerine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve bu nitelikteki taşınmazların imar-ihya nedeniyle tescilinin istenemeyeceği gibi davalı ... Belediyesi Başkanlığının da davada pasif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede 1956 yılında tesis kadastrosu çalışmasının yapıldığı ve dava konusu taşınmazın kısmen 337, 338 ve 1026 parsel sayılı taşınmazların sınırları içinde kaldığı; ilam örneği bulunamamakla birlikte 1966 yılında hükmen orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verildiği; aynı yerde 1975 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman tahdidi ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. Madde uygulaması, 1986 yılında 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması, 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek madde 4. Maddesi uyarınca kullanım kadastrosu ile 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca kullanım kadastrosu çalışmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 44.40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 26.30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/10447, K. 2022/9778, T. 05.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-10447-e-2022-9778-k-be0b438131bd