Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/10327 E. 2021/11912 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10327
- Karar No
- 2021/11912
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında ... Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince kararın kaldırılarak davanın reddi yönünde yeniden esas hakkında karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sonucu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 134 ada 6 parsel sayılı 309,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe vasfıyla, 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkarıldığı ve davalı ...'ın kullanımında olduğu belirtmesi yapılarak Hazine adına tespit edilmiş, tespitin kesinleşmesi üzerine de tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra dava konusu parselin, 29.12.2014 tarihinde 6292 sayılı Kanun kapsamında şerh sahibi ...’a satışı yapılarak tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Davacı 27.08.2015 tarihinde açtığı davasında; 6292 sayılı Kanun uyarınca 15.12.2014 tarihinde gerçekleşen satış sonucu kendi adına tapuda kayıtlı olan 134 ada 5 parsel sayılı taşınmazı tespitten önce 286 m2 olarak kullandığını, ancak tapu kaydında taşınmazının 243,75 m2 olarak tescil edildiğini, taşınmaza ait 41 m2’lik kısmın davalı ... adına tespit edilen 6 nolu parsel sınırlarında kaldığını, bu nedenle davalı ... adına kayıt edilen 134 ada 6 parseldeki 41 m2’lik eksik gayrimenkul kaydının düzeltilerek tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Kadastro Mahkemesinde açılan davada verilen görevsizlik kararı sonrası görevli Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin düzeltilmesine ilişkin olmadığı, kesinleşen şerhe uygun düşmeyecek şekilde 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satışla oluşan tapu kaydının kısmen iptaline ilişkin olduğu, bu doğrultuda idarenin işlemi iptal edilmeden adli yargı yerinde açılan bu davanın görülmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, davanın ön şart yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; çekişmeli taşınmazda yapılan kullanım kadastrosu sırasında davalı lehine kullanıcı şerhi verildiği, tespitin kesinleşmesinden sonra davalının yasal süresi içinde idareye müracaat ederek taşınmazı satın aldığı ve tapuda adına tescil ettirdiği, davacının bu satış işleminden sonra kullanım kadastrosuna itirazen davalı adına kayıtlı parselde ölçülen 41 m2'lik kısmın, kendisine ait 134 ada 5 sayılı parsele ilave edilmek suretiyle tescili isteminde bulunduğu, kullanım kadastrosuna itirazen kullanıcı şerhinin düzeltilmesi istemli davaların, Hazineye ve varsa kullanıcıya husumet yöneltmek suretiyle açılması gerektiği, 6292 sayılı Kanun gereği satış işleminden sonra kayıt malikine karşı bu davanın açılamayacağı, diğer yandan çekişmeli taşınmazın fiili kullanıcısının kullanım kadastrosunun yapıldığı tarihte davalı olarak belirlendiği, Hazinenin de taşınmazı fiili kullanıcı olarak tespit edilen davalıya sattığı, davacının satış işleminden önce açılmış bir davasının bulunmadığı sabit olduğuna göre davalı adına yapılan tescil işleminin mevzuata uygun olduğu ve yolsuz olmadığı, İlk Derece Mahkemesince dava, tapu iptal ve tescil olarak nitelendirilmişse de dava dilekçesindeki açıklamaya göre davanın kullanım kadastrosuna itirazen kullanıcı şerhinin düzeltilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının kullanım kadastrosu sırasında kullanıcı olarak tayin edildiği 134 ada 5 sayılı parselin yüzölçümünün eksik ölçüldüğünü bu eksikliğin davalının kullanıcı tayin edildiği 134 ada 6 sayılı parselde ölçüldüğünü ileri sürerek kullanımda olan 5 sayılı parselin yüzölçümünün düzeltilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu, ancak davanın nitelendirilmesinde ve gerekçesinde hata edildiği belirtilerek karar kaldırılmış, gerekçenin düzeltilmesi suretiyle esas hakkında yeniden hüküm kurularak davacının, kadastro müdürlüğüne yönelik davasının husumet yokluğundan reddine, davalı ...'a yönelik davasının ise reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 23,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.